Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/27610 E. 2025/15292 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27610
- Karar No
- 2025/15292
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/317 E. 2016/78 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Kurulan Hükmün İncelenmesinde; Sanığa yüklenen “ resmi belgede sahtecilik ” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 09.01.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II- Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Kurulan Hükmün İncelenmesinde; 1- Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Katılanın kendisine ait hiç bir imza ve yazısının bulunmadığı, kendisinin tanzim etmediği senedin bilgisi dışında sanık ... tarafından Alanya 3. İcra Müdürülüğü'nün 2013/4264 sayılı dosyasında icraya konulmuş olması nedeniyle mağdur olduğunu beyan ederek sanıktan şikayetçi olduğu, alınan 06.08.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre senet üzerinde iki farklı kalemle farklı zamanda yazılan farklı yazıların olduğu, bunlardan bir kısmının sanık ...'in eli ürünü olduğunun tespit edildiği, sanık ...'ın, ölmüş olması nedeni ile hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde dosyaya konu sahte senedi tanzim ettikleri ve bu senedi kamu kurumunu aracı kılarak sanık ...'in tahsil etmeye başladığı, sanığın eyleminin aldatıcılık niteliği olan senet ile temin ettiği haksız menfaat nedeniyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilen olayda; sanığın savunmasını doğrulayamadığı, senetteki imzanın katılana ait olmadığı, buna rağmen bir kısım senetteki yazıların sanığa ait olduğu ve dava konusu sahte senet ile katılan aleyhine icra takibine girişilmesi suretiyle sanığın Türk Ceza Kanunun 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşerek mahkûmiyeti yerine beraatine hükmedilmesi, 2- Suç tarihinin icra takibinin yapıldığı 28.06.2013 tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında "2013" şeklinde gösterilmesi,
Yasaya aykırı Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 26/11/2025 tarihinde karar verildi.