Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/27302 E. 2025/14247 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27302
Karar No
2025/14247
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2012/516 E, 2015/1509 K.

SUÇLAR : Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Düşme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Yurt dışında çalışan katılanın velâyeti altındaki oğlu ...'ya SSK'dan bağlanan yetim aylığını çekmesi için eniştesi olan sanığa 11.08.2005 tarihinde ....Noterliği tarafından düzenlenen, ... yevmiye sayılı vekâletname verdiği, sanığın bahse konu vekâletnameye dayanarak 03.08.2006 tarihinde..... Noterliği tarafından düzenlenen ve kendisine 11.08.2006 tarihinde tebliğ edilen azilnameye kadar 7.531.50 TL'yi bankadan aldığı halde, katılana iade etmediği gibi 11.08.2006 tarihinde vekillikten azledildiği kendisine tebliğ edildiği halde, azilname tarihinden sonra bankadan aldığı 2.805.00 TL'yi çekip, belirtilen meblağı da katılana iade etmediği, böylece sanığın toplam 10.336.50 TL haksız kazanç elde edip uhdesinde tuttuğu, bu nedenle 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve TCK 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçlarını işlediğinden bahisle kamu davaları açılmış ise de; yetim maaşı alınması için verilen vekâletnamenin sanığın ifa ettiği bir hizmet veya meslek dolayısıyla verilmemiş ve banka tarafından sanığa bu nedenle paraların teslim edilmemiş olması sebebiyle, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 155/1 maddesinde düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “güveni kötüye kullanma” suçunun takibinin şikâyete bağlı olduğu, aynı Kanun'un 73 üncü maddesinde ise şikâyet süresinin “fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren 6 ay” olduğu ve şikâyetin süresi içerisinde yapılmasının soruşturma ve kovuşturma şartı olarak kabul edildiği, katılanın fiili öğrendiği tarihin en aleyhe kabulle ... Noterliğince düzenlenen azilname tarihi olduğu ve şikâyetin ise 18.08.2008 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla yasal altı aylık şikâyet süresinin dolduğu dikkate alınarak, şikâyetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla zamanaşımı nedeniyle düşme hükmü kurulması ve sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçundan zamanaaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş ise de, sanık hakkında zamanaşımını kesen son sebep olan 12.03.2012 tarihli iddianame tarihinden itibaren olağan, suç tarihinden itbaren de olağanüstü zamanaşımının hüküm tarihine kadar dolmadığı gözetilmeden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçununun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, sanık hakkındaki güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının ise 5237 sayılı Kanun 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikayetin süresinde yapılmadığının tespit edildiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı ve şikayetin süresinde yapılmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/27302, K. 2025/14247, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-27302-e-2025-14247-k-3a0312080550