Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/26348 E. 2023/7673 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26348
- Karar No
- 2023/7673
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1 E., 2015/334 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Onama, kısmi bozma Sanık ...'ın yokluğunda resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümlerin, sanığın bilinen son adresine tebliğ edilmesi, tebligat yapılamaması durumunda bu defa MERNİS adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine söz konusu adresin MERNİS adresi olduğu belirtilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması, MERNİS adresinin bulunmaması halinde ise, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35 inci maddesine göre tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden, somut olayda, sanığın bilinen son adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca çıkarılan tebligatın muhatabın taşındığından bahisle 06.11.2015 tarihinde iade edilmesi üzerine aynı adrese aynı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca tebligat yapılmasına karar verildiği, ancak bu aşamadan sonra tebliğe ilişkin hiçbir belgenin dosyada bulunmadığı ve neticeten tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin 30.11.2015 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2014/1 Esas, 2015/334 Karar sayılı kararında; 1. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat, 2. Sanık ... (Açöldüm) hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis hapis cezası ile cezalandırılmasın ve hak yoksunluklarına, 3. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, Kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkında Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın asıl amacının dolandırıcılık olduğuna, ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkında Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. C. Sanık ... (Açöldüm) Müdafiinin Sanık Hakkında Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği mahkûmiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle bozulmasına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde sanık ...'ın, katılan ...'dan almış olduğu 155 adet kuzu ve 77 adet keçi karşılığında 700,00 TL nakit, 16.09.2013 keşide tarihli ve 34.250,00 TL bedelli çek ile kendi adına düzenlenmiş olduğu 45.500,00 TL bedelli senet verdiği, katılanın 45.500,00 TL senedin ödeme tarihinin uzun olması sebebiyle sanıktan senedi alıp çek vermesini istediği, bunun üzerine sanığın bu kez senede karşılık 30.08.2013 keşide tarihli 61.000,00 TL bedelli çeki verdiği, şikayetçinin çekleri bankaya ibraz ettiğinde 16.09.2013 keşide tarihli çekin karşılığının bulunmadığı ve çekin arkasında bulunan... adına yapılmış cironun sahte olduğu, 16.09.2013 keşide tarihli çekin ise külliyen sahte olarak düzenlediğinin anlaşıldığı, yapılan kriminal incelemede 16.09.2013 keşide tarihli çekin ön yüzünde yer alan tanzim yazılarının sanık ...'ın eli ürünü olduğu, sanık ...'in yönlendirmesi ile 16.09.2013 keşide tarihli çekin lehtarının diğer sanık ... olduğu ve sanık ...'ın ciro ettiği, çekte ikinci ciranta olarak adı geçen... adına yapılmış cironun sahte olduğu, bu şekilde sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik, sanık ... hakkında ise resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Katılan beyanında, iddiaların doğru olduğunu ve sanıklar hakkında şikayetçi olduğunu belirtmiştir. 3. Sanık ... savunmasında özetle; suçlamayı kabul ekmediğini, katılandan almış olduğu küçükbaş hayvanlar karşılığında vermiş olduğu çeklerin sahte olduğunu bilmediğini, 34.250,00 Tl bedelli çeki sanık ...'dan aldığını, 61.000,00 bedelli çeki ise Mehmet Mucuk'tan borcuna karşılık aldığını, çeklerin sahte olduğunu bilmediğini, dolandırıcılık kastının bulunmadığı ifade etmiş, soruşturma aşamasında ise, 34.250,00 TL bedelli çeki satmış olduğu araç karşılığında ikinci ciranta konumunda bulunan... isimli şahıstan aldığını beyan etmiştir. 4. Sanık ... savunmasında özetle; sanık ... tanıdığını, sanığın iş yerine gidip gelmesi nedeniyle samimiyetinin olduğunu, olay tarihinde sanığın kendisine paraya ihtiyacı olduğunu söylediğini, alkollü olduğunu ve sanık ...'in isteği üzerine ön yüzü tamamen boş olan çeki ciro ettiğini,... adına yapılmış ciro yazısı ve imzasının kendisine ait olmadığını ifade etmiştir. 5. Tanık... beyanında; sanık ...'i tanımadığını, çekteki cironun kendisine ait olmadığını, sanığın beyanlarının kabul etmediğini, araç alım satımı yapmadığını ifade etmiştir. 6. Tanık Mehmet Mucuk beyanında; sanık ...'in beyanlarını kabul etmediğini beyan etmiştir. 7. Suça konu çeklerin üzerinde yer alan yazıların ve imzaların aidiyeti hususunda yapılan BLG-14/01093 ve BLG-13/02738 sayılı uzmanlık raporlarının dosyada mevcut olduğu görülmüştür. 8. Mahkemece suça konu çekler duruşmada incelenmiş, özellikleri tutanağa geçirilmiş ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kabul edilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda, mahkemece sanık ...'in suça konu çekleri alışverişten sonra verdiği gerekçesi ile dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanık ...'ın ise resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, sanık ...'in ise iki kez resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabulü ile temyize konu mahkûmiyet ve beraat kararlarının verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı; somut olayda, sanık ...'ın, katılan ...'dan almış olduğu 155 adet kuzu ve 77 adet keçi karşılığında 700,00 TL nakit, 16.09.2013 keşide tarihli ve 34.250,00 TL bedelli sahte çek ile kendi adına düzenlenmiş olduğu 45.500,00 TL bedelli senet verdiği, katılanın 45.500,00 TL senedin ödeme tarihinin uzun olması sebebiyle sanıktan senedi alıp yerine çek vermesini istediği, bunun üzerine sanığın bu kez senede karşılık 30.08.2013 keşide tarihli 61.000,00 TL bedelli sahte çeki verdiği, bu şekilde suça konu çeklerin farklı tarihlerde verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi, 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması, Karşısında hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan, Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükümler Yönünden 1.Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, mahkemece her ne kadar nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de; yapılan incelemede, sanık ...'ın savunmasında, katılana vermiş olduğu nakit, senet ve suça konu çek karşılığında hayvanları satın aldığını ifade etmesi, katılanın suça konu çekinde içinde bulunduğu belgeler karşılığında hayvanlarını sattığını beyan etmesi ve tüm dosya kapsamından suça konu çekin alışveriş sırasında verilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmaması karşısında, sanık ...'in üzerine atılı banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeler ile beraat kararı verilmesi, 2. Sanık ... hakkında ise resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının yargılaması sonucunda mahkumiyetine yeterli delil bulunamadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de, sanık ...'ın savunmasında, sanık ...'in isteği üzerine ön yüzü tamamen boş olan çeki ciro ettiğini ifade etmesi, sanık ...'in ise suça konu çeki borcu karşılığında sanık ...'dan aldığını beyan etmesi karşısında, tüm dosya kapsamından diğer sanık ... ile birlikte hareket eden sanık ...'ın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Nedenleriyle, hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından, Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) ve (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 Tarihli ve 2014/1 Esas, 2015/334 Karar sayılı kararırına yönelik katılan ... vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.