Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/26210 E. 2024/10348 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26210
- Karar No
- 2024/10348
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/337 E., 2015/114 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, sanığın savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığına ilişkin ön sorun yönünden Başkan vekili ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla diğer yönlerden ise oybirliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin 19/09/2024 tarih, 2021/26210 Esas, 2024/10348 Karar sayılı çoğunluğun onama düşüncesine aşağıdaki belirttiğim sebeplerle katılmıyorum. Sayın çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık duruşmalardan bağışık tutulmak talebinde bulunan ancak hükmün verildiği oturumda bir başka suçtan hükümlü veya tutuklu olarak bulunan sanığın karar duruşmasında hazır edilmemesinin savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı noktasındadır. Yerel mahkemece sanığın yokluğunda hüküm verildiği oturumda mahkemenin yargı çevresi dışında bir başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılmaktadır. Savunmaları alındığı sırada başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunan sanıkların bağışık tutulma hakkından söz edilemez. Çünkü, bağışıklık, kovuşturma evresinde hür olan sanıklara talimat mahkemesinde veya asıl mahkemesinde savunma yapma konusunda verilen bir haktır. Dolayısıyla başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunması sebebiyle bu konuda seçim veya tercihte bulunma imkanı bulunmayan sanıkların “bağışık tutulma” beyanının hukuki sonuç doğurduğundan söz edilemez. Buna göre bir başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunan sanıkların karar duruşmasına getirilmemesi son savunma ve son söz hakkının kısıtlanması sonucunu doğurmuştur. Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının öncelikle CMK’nin 196/1 inci maddesi kapsamında savunma haklarının kısıtlandığı gerekçesi ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. 19.09.2024