Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25920 E. 2024/8831 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/25920
Karar No
2024/8831
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/693 Esas, 2020/28 Karar SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/302 Esas ve 2015/104 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Kararın, katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 15.11.2017 tarihli ve 2017/23367 Esas, 2017/23463 Karar sayılı ilâmıyla; "Sanığın, müştekiye telefonda kendisini emniyet görevlisi olarak tanıttıktan sonra haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2017 tarihli ve 2017/1060 Esas, 2017/522 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. 4. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 03.04.2018 tarih, 2017/535 Esas ve 2018/119 Karar sayılı Yetkisizlik kararı vererek dosyanın İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2018 tarih, 2018/225 Esas ve 2018/181 Karar sayılı karşı yetkisizlik kararı ile dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 23/10/2018 tarih, 2018/11233 Esas ve 2018/7933 Karar sayılı kararı ile Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararı kaldırılmıştır. 5. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2018/693 Esas, 2020/28 Karar sayılı kararı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın olay tarihinde katılanı telefonla arayarak polis olduğunu bildirerek bazı bilgilerinin terör örgütü eline geçtiği ve kullanıldığı hususunda korkutarak kendi kullanımında bulunan babası Abdusselam'a ait kredi kartı hesabına 10.000,00 TL para yatırmasını sağladığı ve sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2018/693 Esas, 2020/28 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/25920, K. 2024/8831, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-25920-e-2024-8831-k-5bd2d17f6759