Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25279 E. 2023/7660 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25279
- Karar No
- 2023/7660
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/137 E., 2019/482 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliyeleri Mahkemeleri tarafından verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmek suretiyle sanık ... müdafinin yanıltıldığı anlaşılmakla, 16.07.2019 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde kabul edildiği, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği sanık ... müdafinin temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2014 tarihli ve 2013/17 Esas, 2014/761 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, ayrı ayrı 1 yıl 6 ay hapis ve 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin 20.12.2017 tarihli ve 2017/30758 Esas, 2017/28415 Karar sayılı kararı ile "...Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu..." gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2018/137 Esas, 2019/482 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, ayrı ayrı 1 yıl 6 ay hapis ve 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz istemi, herhangi bir sebebe dayanmamakta, sanık ... müdafinin temyiz istemi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın sanıklara ait olduğunu bildiği...Tapu Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı 2178 ada, 8 parselde bulunan B Blok 2 Nolu daireyi satın alma konusunda sanıklarla anlaşması, buna yönelik 04.11.2011 tarihli adi satış protokolün düzenlenmesi, katılanın bedelin bir kısmına yönelik olarak 50.000 bedelli çeki sanıklara vermesi, kalanın devirle birlikte ödeneceğinin ve devir gerçekleşmezse çekin hükümsüz kalacağının protokole yazılması, akabinde devrin yapılmamasına karşın çekin kullanılması biçimindeki eylemler nedeniyle sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanık ...'in söz konusu işlemde sadece tanık olarak bulunduğunu beyan ettiği, sanık ...'in ise söz konusu gayrimenkulun kendisine mıcır satması nedeniyle alacaklı olduğu... adına kayıtlı olduğunu, protokolün gerçek olduğunu, devir sırasında kalanın çeklerle ödeneceği konusunda anlaştıkları halde kendisi..., katılan ve katılanın borçlu olduğu avukatın çalışanı olduğu halde notere gidecekleri sırada katılanın çeklerin gelmediğini senet ödemek istediğini söylemesi üzerine...'ın kabul etmemesi nedeniyle noterde satış vaadi sözleşmesi yapılamadığını, aldığı çeki borçları için kullandığı için geri veremediğini, borcunu kabul ettiğini, dolandırıcılık kastının bulunmadığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, katılanın oluşu iddianame içeriği gibi anlattığı, Mahkeme tarafından gayrimenkul bilgileri yanlış yazıldığından mülkiyet konusunda gerekli cevapların alınamadığı...'ın dinlenmediği anlaşılmıştır. 3. Mahkemenin sanıkların savunmaları, katılanın beyanı ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların kendilerine ait olmayan daireyi katılana gösterip, satmayı vaat ederek kandırıp aldıkları çeki tahsil etmeleri nedeniyle atılı suçların oluştuğunu kabul ederek temyiz konu mahkumiyet kararlarını verdiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Talepler Yönünden; Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 21.12.2021 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yörelik Talepler Yönünden; Sanık ...'in söz konusu işlemde sadece tanık olarak bulunduğunu beyan etmesi, çekin ... cirolu olduğunun belirtilmesine karşın çekin aslı ya da arka yüzünü içerir fotokopisinin bulunmaması, katılanın söz konusu yerin sanıklarca kendilerine ait olduğunu belirttiklerini söylemesine karşın sanık ...'in söz konusu gayrimenkulun kendisine mıcır satması nedeniyle alacaklı olduğu... adına kayıtlı olduğunu, protokolün gerçek olduğunu, devir sırasında kalanın çeklerle ödeneceği konusunda anlaştıkları halde kendisi..., katılan ve katılanın borçlu olduğu avukatın çalışanı olduğu halde notere gidecekleri sırada katılanın çeklerin gelmediğini, senet vermek istediğini söylemesi üzerine...'ın kabul etmemesi nedeniyle noterde satış vaadi sözleşmesi yapılamadığını, aldığı çeki borçları için kullandığı için geri veremediğini, borcunu kabul ettiğini, dolandırıcılık kastının bulunmadığını beyan etmesi, söz konusu yerin aidiyeti hakkında ilgili yerlerden bilgi istenmemiş olması, sanık ...'in beyanlarında adı geçen, bu yerin sahibi olduğu ve eylemler sırasında yanlarında bulunduğu iddia edilen... ve avukat çalışanının dinlenmemiş olması karşısında, gerçeğin ve suç kastının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; suça konu yerin kime ait olduğunun araştırılması... ve kimlik bilgileri tespit edilecek avukat çalışanının tanık olarak beyanlarına başvurulmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile mahkûmiyet hükümleri kurulması, Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2018/137 Esas, 2019/482 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafi ile sanık ... müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.