Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25018 E. 2023/6694 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25018
- Karar No
- 2023/6694
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/606 E., 2019/415 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2014 tarihli ve 2013/337 Esas, 2014/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2014 tarihli ve 2013/337 Esas, 2014/25 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/32430 Esas, 2017/28726 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2019 tarihli ve 2018/606 Esas, 2019/415 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık, dolandırma kastı olmadığını beyan ederek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Şikâyetçi ...'in Ziraat Bankasından çekmiş olduğu krediyi ödeyememesi nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığını, Ziraat Bankası avukatı olduğunu söyleyen sanığın şikâyetçiye ulaşıp parayı ödemezse evine haciz geleceğini söylemesi üzerine sanığın bildirdiği büroya gidip sanıkla temas kurduğunu, o gün 400,00 TL ödeyip karşılığında makbuz aldığını, bir hafta sonra 250,00 TL daha ödediğini, daha sonra banka aracılığıyla her ay 250,00 TL ödenmek suretiyle takside bağladığı, daha sonra şikâyetçinin tüm borcu kapatmak istemesi üzerine sanığın kendisine borcunun tamamının 4.420,00 TL olduğunu beyan etmesiyle şikâyetçinin bu meblağı ödediği, tahsilat adı altında aldığı paralar karşılığında sanığın şikâyetçinin "makbuz", "borç hitam belgesi" başlıklı yazıları verdiği, bu şekilde şikâyetçinin kendisine itimat etmesini sağlayarak haksız menfaat temin ettiği yönünde sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanığın alınan kolluk ifadesinde, atılı suçu işlediğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında ise katılan ... ...nin işlerine yardımcı olduğunu, bu nedenle banka borcunu düşürüp rakamı belirlediğini ve tahsilat yaptığını, parayı ......nin bürosuna kredi borcundan düşülmesi amacıyla gönderdiğini beyan etmiştir. 3. Sanık tarafından sunulmuş, şikâyetçinin zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. 4. Uzlaştırma raporunda, tebligatın yapılmasına rağmen süresinde başvuru yapılmaması nedeniyle uzlaştırmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir. 5. Mahkeme tarafından, dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçundan beraatine, dolandırıcılık suçu yönünden ise eylemin sabit olduğu kabulü ile gerekçeleri açıklanarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edildiği, gerekçesi belirtilerk takdiri indirim uygulanmadığı, yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı, müştekinin zararının giderilmediği hususu birlikte değerlendirilerek seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2019 tarihli ve 2018/606 Esas, 2019/415 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.