Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/24889 E. 2023/6875 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24889
- Karar No
- 2023/6875
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/291 E., 2019/527 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2019/291 Esas, 2019/527 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca neticeten 7.300,00 TL ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın dosyaya yansıyan olumlu tutum ve davranışı bulunmadığı gerekçesi ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasına ve mağdurun maddi zararı giderilmediğinden, ilerde suç işlemekten çekineceği kanaati oluşmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık temyiz dilekçelerinde; verilen 7.300,00 TL adli para cezasına itiraz ettiğini, hiçbir sosyal hakkının bulunmadığını, işsiz olduğu için gereğinin yapılmasını arz ettiğini, maddi durumu olmadığından 7.300,00 TL adli para cezasını kabul etmediğini, ayrıca ailesine bakmak zorunda olduğunu belirterek gereğinin yapılmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede; müştekiyi telefonla arayıp kendisini savcı olarak tanıtan bir şahsın, kredi kartı hesabına girilip terör örgütüne para aktarıldığını belirterek para göndermesini söylediği, müştekinin toplam 2.400,00 TL gönderdiği, müştekinin dolandırılmasıyla ilgili 0 534 ... .. .. nolu GSM hattının sanık ...'in üzerinden ele geçirildiği ileri sürülerek sanıklar ... ve ...'ün dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istenmiştir. 2. Sanık ... özetle; “diğer sanık ... bana "hesabıma para gelirse senin hesabına gönderilirse kabul eder misin?" diye sorunca kendisine güvendiğimden kabul ettim, hesabıma tanımadığım kişiler tarafından tahminen parça parça olacak şekilde 70.000,00 TL kadar para gelmişti, çekip kendisine veriyordum, bunun karşılığında kendisinden para almadım, iddianamede geçen 534 ... .. .. numaralı hat önceden kullandığım hat olabilir, tam hatırlamıyorum, bu hattı normalde ben kullanırdım, ancak kullanması için birilerine vermiş de olabilirim, ...'e bu hattımı "birini arayacağım" diye vermiştim, benim yanımda kimseyi aramadı, 10-15 dakika kullanmak üzere kendisine vermiştim, suçsuzum, ...'in beyanları doğru değildir” şeklinde savunmada bulunmuştur. 3. Katılan beyanında özetle; kendisini savcı olarak tanıtan şahısların hesabının terör örgütünce kullanıldığını, bunları yakalayarak kendisini kurtaracağını söyleyerek para aktarmasını istediğini, toplam 1.500,00 TL zararı olduğunu belirtmiştir. 4. Mahkemece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği sabit kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Katılma talebi kabul edilen müştekinin gerekçeli karar başlığında “katılan” yerine “müşteki” olarak yazılması şeklindeki hatanın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanığın gözaltında geçen süresinin hükmedilen cezasından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 63 üncü maddesi gereğince mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının "kasten işlenmiş olan suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu" olarak tanımlanmış olmasına ve buna göre adli para cezasına mahkumiyette 53 üncü maddenin uygulanma alanı bulunmadığının gözetilmesi gerekirken, sanık hakkında hak yoksunluklarına da hükmedilmesi şeklindeki hukuka aykırılığın düzeltilerek onama yoluyla Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2019/291 Esas, 2019/527 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının hak yoksunluklarına ilişkin "Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı ilamı da gözetilerek, sanık hakkında TCK 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, 1.fıkranın c bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK 53/1.maddesinin a, c, d, e bentlerinde belirtilen haklardan ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" şeklindeki bendin çıkartılarak hükmün, Tebliğname’ye kısman uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.