Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/24819 E. 2023/7423 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24819
Karar No
2023/7423
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/67 E., 2019/620 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2013 tarihli ve 2013/4148 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında; a) Katılan ... ve ...'a karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, b) Katılan ...'ye karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, c) Katılan ...'e karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, Cezalandırılması istemiyle ... Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2014 tarihli ve 2013/197 Esas, 2014/337 Karar sayılı kararı ile ; a) Katılan ... ve ...'a karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Katılan ...'ye karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Katılan ...'e karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 3. Anılan kararın Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/24249 Esas, 2017/24973 Karar sayılı ilamı ile uzlaştırma işlemlerinin gerçekleştirilmesi için bozulmasına karar verilmiştir. 4. ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2018/67 Esas, 2019/620 Karar sayılı kararı ile (2) numaralı paragrafta kurulan hükümlerin aynısı kurulmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi, katılanların beyanlarının doğru olmadığına, aldığı paraları ödediğine, ödemediği kısımları da ödeyeceğine, beraat etmek istediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın ...ilinde bulunan...Tesislerinin sahibi ...nın oğlu olduğu, sanığın babasının itibarlı bir kişi olması sebebiyle kendisini de zengin bir iş insanı olarak tanıtarak ihalelerden ucuza araç satın alabileceği vaadiyle katılanlar ... ve ...'yi ayrı ayrı tarihlerde, ayrıca akraba olan katılanlar ... ve ...'u da farklı bir tarihte dolandırarak haksız menfaat temin ettiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. Sanığın katılanlardan ...'i icra dairesi tarafından satışı yapılan araçlardan ihalede ucuza araç satın alarak vereceği vaadiyle kandırarak katılandan 16.01.2011 tarihinde 27.500,00 TL menfaat temin ettiği, bu eylemi sebebiyle bozma üzerine uzlaşma da sağlanamadığından mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. 3. Sanığın katılanlardan ...'yi de 2011 yılının Şubat ayında yine icra dairesinden ucuza araba alacağı vaadiyle kandırarak 16.000,00 TL ve 10 adet yarım altın tutarında menfaat sağladığı, bu eylemi sebebiyle uzlaşma da sağlanamadığından mahkûmiyet hükmü kurulduğu belirlenmiştir. 4. Sanığın akraba olan katılanlar ... ve ...'u da icra dairesinden ucuza otobüs satın alacağı vaadiyle kandırarak 26.12.2011 tarihinde her iki katılandan menfaat sağladığı, bu kapsamda Hüseyin'den 385.000,00 TL para, Hasan'dan da 40.000,00 TL değerindeki aracını devraldığı, bu eylemi sebebiyle de uzlaşma da sağlanamadığından mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanığın Katılanlar ... ve ...'a Yönelik Eylemlerinden Dolayı Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın aynı anda iki katılana karşı dolandırıcılık fiilini işlemesi sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerekirken bu hususun göz ardı edilerek hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanığın Katılanlar ... ve ...'ye Yönelik Eylemlerinden Dolayı Kurulan Hükümler Yönünden 1. Gerekçeli karar başlığında 19.09.2011 ve 2012 şeklinde gösterilen suç tarihlerinin katılan ...'e yönelik eylem bakımından 16.01.2011 ve katılan ...'ye yönelik eylem bakımından 2011 yılının Şubat ayı olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanığın söz konusu eylemleri nedeniyle ...'e uzlaştırma teklifinin yapıldığı 16.05.2018, ...'ye uzlaştırma teklifinin yapıldığı 18.05.2018 tarihleri ile uzlaştırma raporunun düzenlendiği 25.05.2018 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilmiştir. 3. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihleri olan ''16.01.2011'' ile 2011 yılının Şubat ayı'' tarihlerinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanığın Katılanlar ... Ve ...'a Yönelik Eylemlerinden Dolayı Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinin (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2018/67 Esas, 2019/620 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle eleştirilen husus dışında hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanığın Katılanlar ... Ve ...'ye Yönelik Eylemlerinden Dolayı Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2018/67 Esas, 2019/620 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/24819, K. 2023/7423, T. 23.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-24819-e-2023-7423-k-efcf3a8e2056