Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/24806 E. 2023/10575 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24806
- Karar No
- 2023/10575
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/1123 E., 2019/648 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık ...'nın temyiz isteği yönünden, sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun olarak ilk kez 12.09.2019 tarihinde tebliğ olunan hükmün, sanık tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 27.01.2020 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı; . Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı teşdiden 4 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.11.2017 tarihli ve 2017/22261 Esas, 2017/24070 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2017/1123 Esas, 2019/648 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı teşdiden 4 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'nın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimin göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'nın temyiz isteği; lehine olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar hakkında, gömü altın bulduklarını ve bu altını satmak istediklerini söyleyerek katılana numune olarak gerçek altın göstermek suretiyle hile ile kandırmaları ve yönlendirmeleri neticesinde katılanın altınların bedeli olarak 20.00,00 TL ile yaklaşık 2.000,00 TL değerinde hurda altın vermesini sağlayarak dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanıklar sorgularında; yüklenen suçu kabul etmemişlerdir. 3. Katılanın, olay esnasında kendisini Ali ismiyle tanıtan kişinin sanık ... olduğunu teşhis ettiği anlaşılmıştır. 4. Dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak katılanın kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. 5. Mahkemece; iddia, savunma, katılan beyanı, araç özet bilgileri, tutanaklar, biyometrik vücut izi ekspertiz raporu, olay yeri inceleme raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında; yüklenen suçun sübutu kabul edilerek mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Yönünden Sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun olarak ilk kez 12.09.2019 tarihinde tebliğ olunan hükmün, sanık tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 27.01.2020 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1.5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezayı teşdiden tayin ederek aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim nedenini uygulamayan Mahkemenin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanığın temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR A. Sanık ... Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2017/1123 Esas, 2019/648 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2017/1123 Esas, 2019/648 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.