Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/24395 E. 2026/3925 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24395
Karar No
2026/3925
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/432 E., 2019/274 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında ... ve ... Bankası'na yönelik eylemleri nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan açılan dava hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

Her ne kadar katılan ... vekilinin temyiz dilekçesinde, hakkında ölüm nedeniyle düşme kararı verilen sanık ... 'in adı yazılmış ise de, temyiz dilekçesi içeriğinde bu hükme yönelik temyiz istemi bulunmadığı belirlenmekle inceleme dışı tutulmuştur.

A. Sanıklar ... ve ... Müdafilerinin Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Düşme Hükümlerine Yönelik, Katılan ...A.O. Vekilinin Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında ... ve ... Bankası'na Yönelik Eylemleri Nedeniyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine, Katılan ... A.Ş. Vekilinin Sanık ... Hakkında ... ve ... Bankası'na Yönelik Eylemleri Nedeniyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyizlerinin İncelenmesinde: Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, şikâyetçi ... A.Ş.nin, sanığa ...'a yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden, ... Bankası ...nun ise sanıklar ..., ... ve ...'a ... ve ... Bankası'na yönelik eylemleri nedeniyle yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden doğrudan zarar görmediği, bu nedenle kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme haklarının bulunmadığı, sanıklar ... ve ... müdafilerinin ise derhal beraat kararı verilebilecek haller dışında, düşme hükmüne yönelik temyizlerinde hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından, ... A.Ş. ve ... Bankası .... vekilleri ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Katılan ...A.O.ya Yönelik Eylemleri Nedeniyle Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Düşme Hükümlerine Yönelik Adı Geçen Katılan Vekilinin Temyizi, Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Sanıklar Müdafilerinin Temyizi ve Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Katılan ...A.O. Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyizinin İncelenmesinde: Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemlerinin sanıklar lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden, bu suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 27.10.2010 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğu; sanık ...'ın üzerine atılı "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden, bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık ... tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı; sanıklar ... ve ...'ın üzerine atılı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan beraat eden sanıklar lehine, resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı açılan davanın zamanaşımına uğraması ve avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla, katılan ...A.O vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA,

14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/24395, K. 2026/3925, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-24395-e-2026-3925-k-b3180dec9cff