Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22873 E. 2024/9169 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22873
- Karar No
- 2024/9169
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/257 E., 2019/194 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2013/207 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'e yönelik güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci , 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası denmeli iken, 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2013/207 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararının Cumhuriyet Savcısı, üst Cumhuriyet Savcısı ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/25228 Esas, 2017/27837 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasında zorunluluk nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Dosya kapsamından, bozma ilamı üzerine uzlaştırma yoluna gidildiği ancak uzlaştırma sağlanamadığı anlaşılmıştır. 4. Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/257 Esas, 2019/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'e yönelik güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafii temyizinde özetle; sanığın katılanların zararını giderdiğini, mağdur ...’nin şikayetçi olmadığını beyan ettiği, Mahkemece uzlaşma sürecinde gerekli işlemler tamamlanmadan uzlaşmanın yapılamadığından bahisle karar verildiği gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması istenmiştir. 2. Sanık, temyizinde özetle; mağdur ...'ye olay sonrasında zararı ödediği, bu nedenle mağdur ...’nin şikayetçi olmadığını beyan ettiği, araç şirket üzerine, şirket de Koçali’nin olduğundan Koçali şikayetinden vazgeçtikten sonra katılan ...’ün şikayetinin bir önemi kalmadığı, uzlaştırma aşamasında Koçali’ye ulaşamadığı, Koçali’nin duruşmada dinlemesi gerektiği, katılan ...’ün ödediği parayı tekrar ödemesini istediği, katılan ...’e de 2.000,00 TL ödediği, bu nedenle katılan ...’in duruşmaya ihtarlı davatiyeye rağmen gelmediği, katılan ...’in de dinlenmediği, duruşmalardan vareste tutulma talebi olmamasına rağmen bozma sonrasındaki duruşmalara, karar duruşması hariç, çağırılmadığı, dilekçe ile talep ederek duruşma tutanaklarını isteyip takip edebildiği, fakat, 5 nolu duruşma tutanağının gönderilmediği, savunma hakkının kısıtlandığı gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, katılan ... ve mağdur ...'nin işlettiği oto kiralama servisinden araç kiraladığı, bu aracı Posta Gazetesine satılık olarak ilana çıkardığı, aracın ilanını gören katılan ...'in sanıkla pazarlık yaptığı, sanığın aracı satmak için Emirdağ ilçesine geldiği, katılanın daha önce hesabına 100,00 TL yatırmasını istediği, tarafların bu hususta anlaştıkları, sanığın Emirdağ ilçesine geldiğinde de 2.000,00 TL daha aldığı, satışı daha sonra devredeceğini söyleyerek Emirdağ ilçesinden ayrıldığı, sanığın aracı katılana teslim ettiği, aracın kiralama şirketine ait araç olması nedeniyle içerisinde bulunan GPS vasıtası ile bulunduğu iddia edilmiştir. 2. Sanık özetle; yolda benzini ve parası bitince, katılan ...'den borç aldığı 2.000,00 TL mukabilde kiraladığı aracı kendisine rehin olarak bıraktığını, 3 gün sonra borcu ödeyip aracı alacağını, ancak, ... aracı Fethiye'ye götürünce kiralama şirketinin GPS'de bunu görüp aracın sistemini kitlediğini, gazete ilanındaki numaranın kendisine ait olmadığını, kimseyle araç satışına ilişkin pazarlık yapmadığını savunmuştur. 3. Katılanlar ve mağdur iddia yönünde beyanda bulunmuştur. 4. Mahkemece, sanığın katılan ... ile edimli olarak uzlaştığı, ama edimini yerine getirmediği, diğer katılan ... ile uzlaşmanın sağlanamadığı, sanığın katılan ...'den kiraladığı aracı posta gazetesinde satılık olarak ilama çıkarıp, aracın ilanını gören katılan ... ile anlaşıp, sanğın aracı satmak için Emirdağ ilçesine geldiği, katılan ...'den para alıp aracı telim ettiği gerekçeleri ile yukardaki şekilde mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın, katılan ...'den 2.000,00 TL alarak aracı ...'e teslim ettiği tarihin 25.07.2012 olduğunun dosya kapsamından anlaşılmasına göre gerekçeli kararda "26.07.2012" şeklinde yazılan hatalı suç tarihinin "25.07.2012" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 3. Mahkemece tekerrüre esas alınan Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/416 Esas, 2011/551 Karar sayılı ilamının, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2021/42862 Esas sayılı, 09.02.2022 tarihli ilamı ile, bu karara karşı sanığın yaptığı temyiz istemi süresinde kabul edilerek kamu davasının zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine karar verildiği, bu hali ile tekerrüre esas alınamayacağı, adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek sabıkası bulunmadığı hususlarının anlaşılması karşısında, tekerrür hükümlerinin sanığa uygulanamayacağı hususunun anlaşılması nedeni ile karar hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. B. Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın, katılan ...'den 2.000,00 TL alarak aracı Sebahattin'e teslim ettiği tarihin 25.07.2012 olduğunun dosya kapsamından anlaşılmasına göre gerekçeli kararda "26.07.2012" şeklinde yazılan hatalı suç tarihinin "25.07.2012" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 3. 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/257 Esas, 2019/194 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği ayrı ayrı BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların tamamen çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/257 Esas, 2019/194 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.