Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22714 E. 2023/8955 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22714
- Karar No
- 2023/8955
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/15 E., 2019/364 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2014 tarihli ve 2012/514 Esas, 2014/186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2014 tarihli ve 2012/514 Esas, 2014/186 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.06.2017 tarihli ve 2017/13330 Esas, 2017/15049 Karar sayılı kararı ile "hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158/1. Maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2019/15 Esas, 2019/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçesiz ve delil olmadan hüküm kurulduğuna, hesabın sanığın bilgisi dışında kullanıldığına, sabıkasız olduğu halde verilen cezanın hakkaniyete aykırı olduğuna, anılan ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, suç tarihinde katılan ...'nın kendisini komiser olarak tanıtan bir kişi tarafından aranarak kimlik bilgilerinin terör örgütünün eline geçtiğinden bahisle kolluk güçlerince yapılacak operasyona yardımcı olmak amacıyla sanık ...'a ait hesaplara para yatırılmasının sağlanmasına ilişkindir. 2. Anılan hesaplara ilişkin ilgili banka kayıtları getirtilerek dosya arasına alınmış, hesap numarasının sanık ...'a ait olduğu, yatırılan paraların sanığın nüfusa kayıtlı olduğu ve ikametinin bulunduğu ... ilinden çekildiği, yine suç tarihinde saat 15.29'da sanığa ait 15.000,00 TL tutarında kredi kartı borcunun ödendiği belirlenmiştir. 3. Sanığın soruşturma aşamasında, kimseyi aramadığını, hesap numarasını ve kredi kartlarını kimseye vermediğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında ise bir kısım kredi kartlarını bulamadığını, evde olacağı düşüncesiyle bir şikayet veya başvuruda da bulunmadığını, bunları kaybetmiş olabileceğini, şifrelerin de kartların üstünde yazdığını, kredi kartının banka tarafından otomatik ödendiğini beyan ederek suçlamaları reddettiği anlaşılmıştır. 4. Mahkemece, sanık hakkında, suçtan elde edilen paranın, sanığın hesaplarına gönderilmiş ve kredi kartı borçlarının ödenmiş olması karşısında aşamalardaki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olup itibar edilebilir olmadığı değerlendirilmiş, kamu görevlisi olduğunu söylemek suretiyle hileli hareketlerle katılandan haksız menfaat temin etmek şeklindeki eylemlerinin, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı belirlenerek, suç tarihinde (L) bendinin yürürlükte olmaması nedeniyle sanığın, lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2019/15 Esas, 2019/364 Karar sayılı kararında, Mahkemenin sanığın aşamalarda oluşu açıklamayan, dosya kapsamına uygun düşmeyen beyanlarına itibar edilmediği yönündeki kabulünde ve yasal ve yeterli gerekçelerle yapılan uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibarıyla oluştuğu anlaşıldığından hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2019/15 Esas, 2019/364 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.