Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22220 E. 2023/8492 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/22220
Karar No
2023/8492
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/98 E., 2018/666 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin ve ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri ve ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu ve 315 inci maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/108 Esas, 2016/420 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıclık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3yıl hapis ve 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.) 2.... 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/108 Esas, 2016/420 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 25.12.2017 tarihli ve 2017/37834 Esas, 2017/28877 Karar sayılı kararı ile "sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2018 tarihli ve 2018/98 Esas, 2018/666 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157nci maddesinin birinci fıkrası,62 ve 53 üncü maddesin uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ek kararı ile emanet eşyasının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ..., kararı temyiz ettiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir. 2.Sanık ..., kararın temyize gönderilmesi isteği ile hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan ...'ın, oğlu katılan ...'ı evlendirmek için sanık ...'ın kullanmakta olduğu 0538 586 81 82 abone numaralı cep telefon numarasına ulaştığı, yaptıkları görüşme sonrası ... ilinde buluşmayı kararlaştırdıkları, katılanların ...'ye gittikleri kendisini Melahat olarak tanıtan sanık ..., gelin adayı ve kendisini halası olarak tanıtan sanık ... ile buluştukları, katılan ...'nın burada gelin adayını beğendiği daha sonra ...'ta buluşmak üzere sözleşerek ...'den ayrıldıkları, 18.10.2012 tarihinde ... iline gelip burada sanıklar ve gelin adayı ile buluştukları, evlilik ve düğün hazırlıkları konusunda konuştukları ve birlikte çarşıya çıkarak gelin adayına 250,00 TL'lik elbise ve ardından kuyumcuya giderek toplam 3.100,00 TL tutarında 1 çift küpe, 2 adet bayan yüzüğü, 1 adet altın zincir,1 adet kol saati satın aldıkları, 22.10.2012 tarihinde sanık ..., Hülya Bağuç ve gelin adayı ile birlikte köye gittikleri, katılan ...'ın Yetimoğlu Sarrafiye isimli sarraf dükkanından 11.800 TL tutarında 22 ayar 6 adet (115,62 gram) bilezikleri satın alarak gelin adayına taktıkları, akşam saatlerinde evde yemek yedikleri, bu ara gelin adayının lavaboya giderek bilezikleri benzer sahte bilezikler ile değiştirerek tekrar geri döndüğü ve akşam ...'a dönecekleri sırada, gelin adayı şüphelinin kolundaki değiştirmiş olduğu sahte bilezikleri kolundan çıkararak katılanlara teslim ettiği, daha sonra köyden ayrıldıkları, ertesi gün katılan tarafın bilezikleri değiştirmek istemesi üzerine gittikleri kuyumcunun bilezikleri kontrol ettiğinde bileziklerin sahte olduğunu öğrendikleri ve şikayetçi oldukları olayda; sanıkların aynı fikir ve eylem birliği içerisinde katılanlara yönelik olarak üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul olunmuştur. 2.Sanık ... beyanında; katılan ... ile yeğeni Meliha'nın komşusu olan Emine'nin arasını kendisinin yapmadığını, sadece tanışma ve buluşma esnasında yanlarında bulunduğunu, katılan ...'ın ifadesinde iddia ettiği gibi köyde ziyarete gidip yemek yedikleri sırada evlenmeyi kabul eden gelin Emine'ye takması için 6 adet bilezik verildiğini görmediğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 3.Sanık ... beyanında; katılan ...'ı evlenme vaadiyle kandırmadığını, ...'yı uzaktan tanıdığını, Emine'ye bilezik falan takılmadığını, görmediğini, Emine, kendisi ve Yahya'nın yemeğe gittiklerini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 4. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine yapılan yargılamada, uzlaştırma işlemleri için dava dosyası uzlaştırma bürosuna tevdii edilmiş, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. 5.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanıkların aynı fikir ve eylem birliği içerisinde katılanları evlilik vaadiyle kandırarak gerçek bilezikleri alıp sahtesini vererek katılanları dolandırdıkları kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Her ne kadar gerekçeli kararda suç tarihi 23.10.2012 olarak belirtilmiş ise de; suç tarihinin 22.10.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 4. Mahkemece suçta kullanılan emanet eşyaların delil olarak saklanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2018 tarihli ve 2018/98 Esas, 2018/666 Karar sayılı kararında sanıklarca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle asıl hükmün ve ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22220, K. 2023/8492, T. 21.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-22220-e-2023-8492-k-143f1baabd67