Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21942 E. 2025/7892 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21942
- Karar No
- 2025/7892
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/303 E., 2015/267 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde;sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ...'un olay tarihlerinde emlak alım-satımı yaptığı ve maddî sıkıntı çekmekte olduğu, yanında çalışan sanık ...'a birini bulmasını, onu mal sahibi gibi göstererek vekalet almalarını söylemesi üzerine, sanık ...'in arkadaşı olan diğer sanık ... ile görüştüğü, devamında ... 7. Noterliği'nde rastgele bir parsel numarası olarak tapuda dava dışı ... adına olan .. ilçesi ... mahallesi .. mevkii 3778 parsel sayılı taşınmazın satışı konusunda sanık ...'ın, katılan ...'i vekil tayin ettiğine dair vekaletname düzenlettiği, sanık ...'un vekaleti alarak, arkadaşı olan katılanın yanına giderek, bahse konu 3778 sayılı taşınmazın piyasadan ucuza satıldığını, şayet alırsa iyi para kazanacağını, söylediği ve ...'de rastgele bir araziyi 3778 parsel sayılı yer olarak katılana gösterdiği, katılanın de almayı kabul ettiği ve sanık ...'ın vekaletnamenin aslını katılana verdiği, bunun üzerine katılanın, sanık ...'in eşinin .. .. Bankası Şubesi hesabına 153.000-TL parayı yatırdığı, böylelikle fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda, Noterlik bir kamu hizmeti olmasına rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde olmadığı, kamu kurumunun maddi varlığının kullanıldığına ya da kamu kurumunun aracı kılındığına dair başkaca delil bulunmadığı somut olayda sanıkların eyleminin uzlaştırma kapsamında kalan ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna temas ettiği belirlenerek ve suç tarihinin suça konu vekaletname tanzim tarihi ve paranın havale edildiği tarih olan 26.12.2014 tarihi olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 16.10.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıkların temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 222/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.