Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21458 E. 2024/6511 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21458
Karar No
2024/6511
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/302 E., 2015/427 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/302 Esas, 2015/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci, 53 üncü, 58 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 1.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 158/1-g maddesi yerine 158/1-f maddesinden hüküm verilmesinin isabetsiz olduğuna, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın "sahibinden.com" adlı site üzerinden sahiplendirilmek üzere köpek ilanı verdiği, şikâyetçinin telefonla görüşerek sanığa ait banka hesabına önce kargo ücreti olarak talep edilen 150,00 TL'yi yatırarak sanığı tekrar aradığı, bu kez sigorta işlemleri için 500,00 TL talep edildiği, bu meblağı da yatırarak sanığı aradığında sanığın, cepten havale yapabilmesi için en aşağı 1.000,00 TL para olması gerektiğini söyleyerek 500,00 TL daha yatırmasını istemesi üzerine şikâyetçinin işlemlerin iptal edilerek parasının iadesini talep ettiği, ancak sanığın bu talebi yerine getirmediği gibi köpeği de göndermediği, bu şekilde internet ortamının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle sergilediği hileli davranışlar neticesinde menfaat sağlamak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanığın, ... müştekinin para yatırdığı hesabın kendisine ait olduğuna, bir zamanlar internet üzerinden telefon, elektronik eşya gibi bir çok farklı ürünün satışını yaptığına, Tamer Demirci adında ortağı olduğuna ve banka kartlarının da onda olduğuna, kendisinin 5-6 ay öncesinde internet üzerinden satış yapmayı bıraktığına, hesap numarasını kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu Tamer Demirci'nin işlediğine ... yönelik savunmasına dosya kapsamı karşısında itibar edilmemiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçu birden fazla işlediğinin anlaşılmasına karşın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle cezanın arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. 3. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen adli para cezasının hesaplanmasına ilişkin uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin gösterilmemesi ve yargılama gideri olarak hesaplanan 17,85 TL'nin 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına 6352 sayılı Kanun'un 100 üncü maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL'nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususları dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/302 Esas, 2015/427 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ilk paragrafına "zararın iki katı" ibaresinden önce gelmek üzere "aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi ve yargılama giderlerine ilişkin paragrafın, "Dosya ile ilgili yapılan 2 adet posta gideri 8,85 TL ve 1 adet tebligat gideri 9,00 TL olmak üzere toplam 17,85 TL yargılama giderinin hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den daha az olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hazineye yükletilmesine" olarak düzeltilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21458, K. 2024/6511, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-21458-e-2024-6511-k-b50a943dc55e