Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21456 E. 2025/4813 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21456
- Karar No
- 2025/4813
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/233 E., 2015/525 K. SUÇ : Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bozma öncesi hükmün yalnız sanık tarafından temyizi üzerine Yüksek Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 04.03.2015 tarihli ve 2013/9247 Esas, 2015/21882 Karar sayılı ilâmı ile bozulduğu ve 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarları yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına işaret edildiği, bozma öncesi Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2010 tarihli ve 2008/163 Esas, 2010/1156 Karar sayılı ilâmıyla sanığın neticeten 10 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılamada hükmün bölünemeyeceği ve ilk hükümde adli para cezası miktarı daha fazla olsa dahi hapis cezasının az olması nedeniyle hükmün bütün hâlinde sanığın lehine kabul edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, hükümlerin bölünmesi suretiyle bozma ilâmı öncesindeki hapis cezası ile bozma ilâmı sonrasında hükmedilen adli para cezasının sanık lehine olduğu kabul edilerek karma uygulama yapılması, yasaya aykırı ise de bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma üzerine yapılan yargılamanın hukuka uygun olduğu, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.