Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20678 E. 2025/11929 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20678
- Karar No
- 2025/11929
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2015/112 E., 2015/360 K. SUÇLAR :Dolandırıcılık, Başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan dolandırıcılık hükmünün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan tarafın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinini kullanılması suçunu temyiz etme hakkının bulunmadığı, Cumhuriyet savcısının sadece doalndırıcılık suçundan verilen beraat hükmünü temyiz ettiği tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Sanık Hakkında Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Şikayetçi Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2-Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekili Ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Sanığın olay tarihinden önce katılan ... Turistik Servisleri A.Ş. yetkilisini telefonla arayarak kendisini Cumhuriyet Savcısı ... olarak tanıtıp bu isimle ... ilçesindeki ... isimli otele tatil amaçlı rezervasyon yaptırması, kendisine ait kredi kartı ile çekim yapılmasına müsaade ettikten sonra rızası ve izni olmadan kendi kredi kartından çekim yapıldığı gerekçesi ile katılan şirketten parasının iade edilmesini temin için şikayetçi olması, konaklama için otele geldiğinde gerçek kimliğini saklaması, durumdan şüphelenen katılan şirket yetkililerinin ve otel görevlilerinin olayı emniyet ekiplerine haber vermesi biçiminde iddia ve kabul olunan olayın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 01.10.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.