Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19488 E. 2025/2883 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19488
Karar No
2025/2883
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/180 E., 2015/149 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıkların üzerine atılı güveni kötüye kullanma eylemlerinde, meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinden kaynaklandığı, suç vasfının TCK 155/2 madde kapsamında kalacağı ve dava zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; I. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık ve Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Sanık ... Hakkında ise Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Yapılan İncelemede; Sanık ...'nın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 09.12.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, diğer sanık ...'in yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı ve ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II. Nitelikli Dolandırıcılık ve Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçlarından Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere İlişkin Yapılan İncelemede; Sanıkların üzerine atılı, katılana ait ....plakalı aracın tamircilik yapan sanıklara 2.400,00 TL bedel karşılığında yapılması amacıyla teslim edildiği, 1.000,00 TL'nin peşin olarak ödendiği, aracın tesliminden 15 gün sonra sanıklar tarafından katılana aracının yapılmasının mümkün olmadığını, üzerine 2.000 TL para vermesi halinde .... plakalı .... marka .... model araç vereceklerini söyledikleri, katılanın teklifi kabul ettiği, bunun üzerine sanıklardan ... ile birlikte ismini bilmediği bir kişi ile birlikte notere giderek aracın katılana devrini yaptıkları, aradan zaman geçmesine rağmen devre konu aracın katılana teslim edilmediği, katılanın haricen yaptığı araştırmada aracın muayenesinin olmadığını, araç üzerinde trafik çekme belgesi olduğunu öğrendiğini, durumu sanık ...'a aktaran katılanın, muayeneyi yaptıracağını söyleyerek katılanı oyaladığı, aracın aradan uzunca bir zaman geçmesine rağmen katılana teslim edilmediği şeklinde gerçekleşen olayda, öncelikle katılan tarafından sanıklara tamir için bırakılan ve daha sonra sanıklara devredilen araç ile sanıklar tarafından devre konu edildiği iddia edilen aracın devrine konu noter satış belgelerinin getirtilmesi, noter araç satış sözleşmesinin kim tarafından imzalandığı, devre konu edilen araçların hali hazırda kimin adına trafik tescil belgesinde kayıtlı olduğunun belirlenmesi, katılana devredildiği iddia edilen .... plakalı aracın kim tarafından katılana devredildiğinin tespiti sonrasında, devredenin tanık olarak bilgi ve görgüsüne başvurulması, araç üzerindeki plakaların satışa konu edilen araç ile uyum olup olmadığı ile plakaların sahte olup olmadığının belirlenmesi, aracın şasi numarasının orjinal olup olmadığı, change edilip edilmediğinin tespiti, motor ve şasi numaralarında yapılan bir değişikliğin tespiti halinde aldatma yeteneklerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrıca 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nin 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilmesi, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu hükümler kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/19488, K. 2025/2883, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-19488-e-2025-2883-k-605508f7ba40