Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19073 E. 2025/2036 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19073
- Karar No
- 2025/2036
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/57 E., 2015/94 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılanın Van ilinde ikamet ettiği, katılanın eşinin internette gördüğü satılık araç ilanı ile ilgili, araç sahibi sanık ... ile telefonda görüştüğü, katılanın İzmir ilinde bulunan ... plaka sayılı 2012 model ... marka aracı elindeki 12.000,00 TL değerindeki ... marka arabasını ve üstüne de 14.750,00 TL vermek koşuluyla alım satım konusunda anlaştıkları, katılanın eşinin sanık ...'dan aracın şasi numarasını sorduğu, ... kardeşi olan diğer sanık ...'nin 14.10.2014 tarihinde mesajla şasi numarası gönderdiği, bu şasi numarası üzerinden satın alınacak araç sorgulandığında hafif hasar kaydının görüldüğü, katılanın İzmir ilinde sanıklarla buluştuğu, aracı bir ustaya da gösterdiği, katılanın ... marka aracın devrini verip, 14.750,00 TL ödeyerek Hyundai marka aracı satın aldığı, satın aldıkları araca sigorta yaptırmak istediğinde mesajla gönderilen şasi numarasının bir başka araca ait ve devralınan Hyundai İ-20 marka aracında pert olduğunun belirlendiği, somut olayda sanıkların aracın ruhsatını, tescil kaydı örneğini ya da araca dair bir belgeyi yollamaksızın salt rakamlardan ibaret şasi numarasını yollamaları kamu kurumuna ait bir maddi varlığın kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu olarak nitelendirilemeyeceğinden sanıkların eyleminin TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçuna temas ettiği gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, sanıkların sorgusunun yapıldığı 16.03.2015 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.