Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/16673 E. 2025/4518 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16673
- Karar No
- 2025/4518
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/221 E., 2014/293 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik İncelemede Yapılan yargılamada sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zaman aşımının, 28.02.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik İncelemede Sanığın müştekiye beş adet çek verdiği, çeklerin karşılığının çıkmaması üzerine müşteki vekilinin şikayet dilekçesi verdiği, bilirkişi raporuna göre çeklerin aldatma niteliğinin olduğu, sanığın müştekiye sahte olduğunu bildiği çekleri vererek sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilen olayda; sanığın aşamalarda ki savunmalarında suça konu iki adet çeki yeğeni olan ...'in kullanması için verdiği, vekaletinin olduğu, bilgi ve rızası ile imzalayarak kullandığını beyan etmesi, imzaların sanığın kendi imzası ile benzer şekilde olması karşısında; her ne kadar bahse konu vekaletnameyi mahkemeye sunamamışlarsa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında rızanın hukuka uygunluk nedeni sayılmaz ise de failde belgede sahtecilik kastına etki yapabileceği cihetle; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; dinlenmesine karar verilen, şahsın işleri nedeniyle ilçe dışında olması nedeniyle bila ikmal iade edilen talimat yazısı nedeniyle dinlenmesinden vazgeçilen ...'in dinlenerek suça konu çekleri kendisinin verip vermediği, çek keşide etmesine rıza ve onayının bulunup bulunmadığı, daha öncesinde de çek verip vermediği, verilmiş ise ödenip ödenmediğinin araştırılması ve toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın suç işleme kastı tartışılarak hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre; sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.