Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18938 E. 2025/12104 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18938
- Karar No
- 2025/12104
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1557 E., 2015/842 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; Araç kiralama faaliyetinde bulunan katılan şirket tarafından, 14.06.2013 tarihli araç kiralama sözleşmesiyle sanığın yetkilisi olduğu şirkete kiralanan 3 adet aracın 20.06.2013 tarihinde teslim edildiği, sanığın yetkilisi olduğu şirketin kira ödemelerini yapmaması üzerinde noter aracılığıyla söz konusu şirkete ihtarname gönderildiği ve araçların tesliminin istenildiği, katılan şirkete teslim edilmeyen araçlardan bir tanesinin Adana ... Otomotiv yetkili servisine 3. bir şahıs tarafından götürülmesi üzerine katılan şirketin üçüncü şahıstan bu aracı teslim aldığı, sanığın bu şekilde güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; katılan vekilinin soruşturma aşamasında ibraz etmiş olduğu dilekçede "... şüpheliye teslim edilen müvekkile ait, şikâyete konu araçlardan 34 .. ..60 plakalı araç, Adana ... Otomotiv yetkili servisine 3. bir şahıs tarafından servis randevusuyla getirilmiş olup, aracı servise getiren şahıs, müvekkil yetkililerine bu aracın kendisine "alacaklarına karşılık olarak" şüpheli tarafından verildiğini söylemiş, buna karşılık olarak müvekkil yetkililerince kendisine “aracın şüpheli tarafından aslında yasal olmayan şekilde tutulmakta olduğu” bildirilince aracı müvekkile teslim etmiştir..." şeklinde açıklamanın bulunması, dosyada örneği bulunan kira sözleşmesinin 5.11 maddesinde "... İşbu sözleşme kapsamında kiraladığı araçları hiçbir şekilde başkasına kiraya veremez, ariyet olarak veremez veya kullandıramaz veya buna benzer başka işlem yapamaz." şeklinde düzenleme bulunması ve dosyada örneği bulunan kiralık araç teslim formlarına göre, kira sözleşmesine konu araçların ... isimli kişiye teslim edildiğinin anlaşılması, sanığın kovuşturma aşamasında yapılan sorgusunda "şirketin kağıt üzerinde yetkilisi olarak görünüyorum, şirket işleriyle hiç ilgilenmedim. Bu işlerle ... ve ... ilgilenirdi. Araba kiralama işini ben yapmadım.. Sözleşmedeki imza bana ait değildir. ... isminde bir kişiyi de tanımıyorum." şeklinde savunmada bulunması karşısında, sanığa yüklenen eylemin sübutu hâlinde 5237 sayılı TCK'nin 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşacağı dikkate alınarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, suça konu araç kiralama sözleşmesinin asılının getirtilerek kiracı şirket adına atılı bulunan imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığının belirlenmesi, ..., ... ve ... isimli kişiler ile katılan vekilinin dilekçesinde bahsi geçen 3. kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp 5271 sayılı CMK'nin 48. maddesi uyarınca tanıklıktan çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra olaya ilişkin bilgilerinin sorulması, üzerinde yakalama kararı bulunan diğer 2 aracın akıbetlerinin araştırılması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunma durumunun olup olmadığının tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle beraat hükmü kurulması, 2. Sübutu hâlinde, sanığa yüklenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle, BOZULMASINA, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.