Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18647 E. 2025/5489 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18647
- Karar No
- 2025/5489
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/193 E., 2015/90 K. SUÇ : Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Hükmolunan netice ceza miktarı nazara alınarak sanık ...'ın duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Katılanın, 17.11.2011 tarihli kolluk beyanında, sanıklar ... ve ... ile birlikte oturduklarını, bu sırada sanık ...'in kendisine, ...'ın eski emekli emniyet müdürü olduğunu, her işi halledebileceğini, TRT Genel Müdürü ... ...'in akrabası olan ... isimli şahsı ...'ın çok iyi tanıdığını, ... isimli şahsın bu işi halledebileceğini, 15.000,00 TL vermesi karşılığında ... adlı kişi aracılığıyla TRT'de işe alınmasının sağlanabileceğini söylediklerini beyan ettiği, kovuşturma aşamasındaki beyanında ise sanık ...'ın kendisini TRT Genel Müdürlüğünde işe sokabileceğini söyleyip 15.000,00 TL para istediğini, bu miktarı ödedikten sonra TRT Genel Müdürü ... ...'in adının zikredildiğini beyan etmesi karşısında, suç vasfının tespit ve tayini açısında katılanın beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, TRT Genel Müdürünün isminin suça konu miktar ödendikten sonra verilmiş olduğunun belirlenmesi halinde eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi kapsamında kalan dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarını taşıdığının anlaşılması durumunda, zamanaşımı hükümleri de gözetilerek, bahse konu suçun, hükümden sonra, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri gereği uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukukî durumlarının tespit ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükümlerin, Tebliğname'ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.