Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17669 E. 2024/4351 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17669
- Karar No
- 2024/4351
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/284 E., 2015/14 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Antalya 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2013/284 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan ölüm nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Cumhuriyet Savcısı, sanığın diğer sanık ... ile iş birliği içinde dolandırıcılık suçunu işlediğini, sanık ...'ın katılandan para istemesine göre eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığını, katılanın satış sözleşmesinde ismi geçen Mehmet Çelik isimli şahsın sanık olduğunu teşhis etmesi karşısında sözleşmedeki Mehmet Çelik ismi altındaki imzanın sanığa ait olup olmadığına ilişkin imza incelemesi yaptırılmadan eksik araştırma ile beraat kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan, bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir. 2.Katılan vekili, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile beraat kararı verildiğini, ölüm nedeniyle düşürülme kararı verilmiş ise de lehe vekalet ücreti verilmesi gerektiğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir. III. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanık ... hakkında kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesi sırasında uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası yanında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının gösterilmemesi mahallinde tamamlanması olanaklı eksiklik olarak kabul edilmiştir. 2. Sanığın UYAP kanalıyla MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, hükümden önce 13.04.2014 tarihinde öldüğünün tespiti nedeniyle kamu davasının düşmesi gerektiği dosya içeriğine göre takdir edilerek mahkemece verilen düşme hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Katılan vekilinin temyizinin, sanık hakkında ölüm nedeniyle verilen düşme hükmü yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, yargılama şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasında ölüm nedeniyle düşme hükmü verilmiş olması karşısında, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 07.12.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2013/284 Esas, 2015/14 Kararsayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2013/284 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısının ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.