Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17239 E. 2025/4046 K. – Kamu Kurum Ve
Konu: Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17239
- Karar No
- 2025/4046
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleştiği 19.12.2008 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 23.06.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; İlköğretim okulunda müdür olarak görev yapan sanığın, eşinin çalışıyor olmasına rağmen çalışmadığından bahisle 1.022,61 TL haksız aile yardımı aldığı, ayrıca kızı ... 26.11.2006 tarihinde evlenmiş olmasına karşın evliliğinden bir ay sonra kızını kendi sosyal sigortasıyla tedavi ettirerek 132.05 TL kurum zararının oluşmasına sebebiyet vererek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; 1.Sanığın savunmasında; eşinin sürekli bir işte çalışmadığını, zaman zaman geçici olarak sigortalı işe girdiğini, eş yardımı aldığı dönemlerde eşinin çalışmadığını, kızının ise evlilik sebebiyle yeni kimliğinin çıkmamış olması ve aniden rahatsızlanması nedeniyle tedavi işleminin yapıldığını, aile yardımı ve tedavi giderini de devlete ödediğini, suç işleme kastıyla hareket etmediğini belirttiği, Sanık hakkında her ne kadar mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; sanığın kurum denetimini ortadan kaldıracak herhangi bir hilesinin olmadığı, savunmasının aksine de suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığı halde beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, 2.Kabule göre de; a) 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi gereğince, hakkında verilen hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle tekrar ele alınan dosyada önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK’nin 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi, b) 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi, c) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi, d) Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına rağmen, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.