Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/1648 E. 2023/6159 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/1648
- Karar No
- 2023/6159
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/282 E., 2015/512 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Devrek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2013/282 Esas, 2015/512 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın diğer sanıklar Celal ve Cihan'la bir ilişkisi olmaması ve katılanla beraber senedin kullanılamayacağına dair tutanak tuttuktan sonra senedi 3. şahsa vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olması gözetildiğinde delillerin takdirinde hataya düşülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...'in, sanık ...'ın yanında işe girerken teminat amacıyla suça konu bonoyu imza isim ve adres bölümü dolu şekilde verdiği, işten ayrılırken geri istediği, sanık ...'in bonoyu kaybettiğini söylemesi üzerine bononun kullanılamayacağına dair aralarında tutanak düzenledikleri ancak sanık ...'in suça konu bonoyu temyiz dışı sanıklardan Cihan'a verdiği, Cihan'ın da doldurarak babası temyiz dışı diğer sanık ...'e verdiği, sanık ...'in de senedi katılan aleyhinde icra takibine konu ettiği bu suretle sanıkların açığa imzayı kötüye kullanma suçunu işledikleri iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında bonoyu önce kaybettiğini, daha sonra bulduğunda iki şahit huzurunda yırtıp attığını, diğer sanıklar Cihan ve Celal'i tanımadığını beyan etmiştir. 3. Temyiz dışı sanıklar Cihan ve Celal; senedi katılana elden verdikleri para karşılığında aldıklarını, senedi aldıklarında ad soyad adres ve iki imza olduğunu, kalan kısmı sanık ...'ın kendisinin doldurduğunu, ...'ı ilçede petrolcülük yapması sebebiyle tanıdıklarını, katılan ...'le iş yaptıklarını beyan etmişlerdir. 4. Sanık ...'in senedin imha edilmesine şahit olduklarını söylediği tanıklar Yasin Tavukçu ve ... yırtılan belgenin içeriği görmediklerini beyan etmişlerdir. 5. Temyiz dışı sanık ... dava devam ederken takipten vazgeçmiş ve bono aslını teslim almıştır. Bono aslı dosyada değildir. İcra dairesince aslı gibidir onayı yapılan sureti dosyada mevcuttur. 6. Katılan ..., soruşturma aşamasında dosyaya sanıklardan Cihan'ın konuşmalarını içeren görüntü kaydının bulunduğu CD sunmuştur. CD çözüm tutanağına göre; Cihan'ın senedi ...'dan temin ederek bedel kısmını hukuka aykırı şekilde doldurduğu hususu ikrar edilmektedir. 7. Mahkemece, sanık savunmalarına itibar edilmeyerek, CD çözüm tutanağı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmiş, sanık ...'in işe girerken katılandan aldığı bonoyu, katılan geri istediğinde kaybolduğunu iddia ettiği, bonoyu sanık ...'a verdiği, sanık ...'ın da daha sonra biçimsel yasal öğeleri tam bono haline getirip babası sanık ...'ye ciro ettiği, sanık ...'in de bonoyu katılan aleyhine icraya koyduğu, sanıkların bu suretle eksik kısımlarını hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurup üzerlerine atılı suçu işledikleri kabul edilerek; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'nun 209 uncu maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kâğıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukukî sonuç doğuracak şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılır hükmü gereğince resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; Mahkemenin gerekçesine, delillerin takdirine, mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Devrek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2013/282 Esas, 2015/512 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.