Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/16204 E. 2024/13319 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16204
- Karar No
- 2024/13319
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/487 E., 2018/381 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın eylemine uyan “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 16.12.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak DÜŞMESİNE, 2. Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın, 07.09.2009 keşide tarihli ve 12.500.00 Türk lirası bedelli sahte çeki cirolayıp, ticari ilişki kapsamında inşaat malzemesi satın aldığı katılana verdiği iddia olunan olayda, sanığın bozma öncesi savunmasında çeki kimden aldığını hatırlamadığını belirtmesi, bozma sonrasında ise "...çeki kimden aldığımı hatırlamıyorum, üzerinden zaman geçmiştir; ancak çekin üstünde ismi vardır, ben çeki o kişiden aldım, ben çeki İstanbul'da aldım, çeki aldığım kişinin adresi tam aklımda değildir..." şeklindeki savunmasına rağmen, söz konusu çekin hangi tarihte kendisine verildiğini ve çekin keşidecisi olan temyiz dışı sanıkla yaptığı ticari ilişkiyi ispata yarar herhangi bir fatura, sevk irsaliyesi vs belgeyi ibraz etmemesi, 15.09.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre çekin ön yüzündeki yazılar ve Adem Bekar adına atılı bulunan keşideci imzasının, temyiz dışı sanık Adem Bekar'ın elinden çıkmadığının tespit edilmesi, temyiz dışı sanığın, sanık ... Bozyiğibaşı'na çeki verdiğini kabul etmemesi ve çekin iş yerinden çalındığına dair 04.08.2009 tarihli dilekçe ile suç duyurusunda bulunmuş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suça konu sahte olarak düzenlenmiş çeki, yetkili ve meşru hamil sıfatıyla elinde bulundurduğunu ispatlayamadığı anlaşıldığından, suça konu çeki kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlemesine rağmen atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.