Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/15344 E. 2023/8780 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15344
Karar No
2023/8780
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/360 E., 2018/544 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2014 tarihli ve 2014/466 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2015 tarihli ve 2014/52 Esas, 2015/392 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 06.06.2017 tarihli ve 2017/17242 Esas, 2017/13425 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir. 4. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/360 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan uzlaşmanın da sağlanamaması üzerine 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 48.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, bozma öncesi tertip olunan cezanın sanığın lehine olması gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi gereğince infazın 2 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; dosyasının Yargıtaya gönderilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Meçhul bir kişinin, katılanı suç tarihi olan 22.12.2011 günü cep telefonundan arayarak katılana ait kişisel bilgilerin terör örgütünün eline geçtiğini ve çeşitli hesaplara bu bilgiler kullanılarak para aktarıldığını söylediği, örgüt üyelerinin yakalanması için katılana hesabında bulunan parayı bildireceği hesaba yollaması talimatını verdiği, katılanın parasının devlet güvencesinde olacağına inanarak talimata uygun şekilde parayı sanığın hesabına yolladığı ve bu şekilde dolandırıldığı anlaşılmıştır. 2.Bankanın cevabi yazı içeriğine göre; sanık parayı bizzat çekmiştir. 3. Sanık; kimliğini, telefon numarasını bilmediği ve polis olduğunu belirten bir kişinin kendisini arayarak hesabına gelen parayı istediğini, kendisinin de parayı çekerek bankanın önünde verdiğini savunmuştur. 4. Mahkemece; katılanın istememesi nedeniyle uzlaşmanın da sağlanamaması üzerine izah edilen deliller çerçevesinde sanığın dolandırıcılık suçundan mâhkumiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/360 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/15344, K. 2023/8780, T. 27.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-15344-e-2023-8780-k-a5dab84d810a