Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/15099 E. 2024/9167 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15099
- Karar No
- 2024/9167
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/504 E., 2015/41 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2012/504 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarıncaayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet Savcısı temyizinde özetle; dosya kapsamından sanıkların birlikte hareketle mağdura 2 adet özel belge niteliğindeki çeki vererek dolandırıcılık suçunu işlediklerinin anlaşıldığı, özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını istemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede özetle; aralarında gayriresmi ortaklık ve menfaat ilişkisi bulunan sanıklar ..., ... ve ...'ın birlikte hareket ederek sahte düzenlenmiş 7.600,00 TL ve 8.100,00 TL tutarındaki iki adet sahte çeki alınan mal karşılığı mağdura vererek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istenmiştir. 2. Sanıklar özetle, suçlamaları reddetmiştir. 3. Mağdur özetle, çekleri çorap satımı karşılığında sanık ...'ten aldığını, bu sırada sanık ...'ın da yanlarında olduğunu, çeklerin sahte çıktığını beyan etmiştir. 4. Uzmanlık raporunda özetle; çeklerin tamamen sahte olduğu, iki adet bilirkişi raporundan birinde dolum yazılarının sanık ...'e ait olduğu, diğer bilirkişi raporunda dolum yazılarının sanıklara ait olmadığı belirtilmiştir. 5. Mahkemece, sanıklardan temyiz dışı ...'in ölmesi nedeni ile hakkındaki kamu davasının düşürülmesine, temyize konu diğer iki sanık hakkında ise yukarıdaki şekilde her iki suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE . A. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden .Atılı suça konu çeklerde zorunlu unsurlardan olan keşide yerinin bulunmaması nedeni ile suç niteliğinin resmi belgede sahtecilik değil, özel belgede sahtecilik olabileceği belirlenerek yapılan incelemede; .1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. .2. Dosya kapsamına göre suç tarihinin 20.10.2005 olduğu, bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. . B. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden .Mağdurun müracaatta bulunarak, sanık ...'ın kendisinden satın aldığı mallar karşılığında, 8.100,00 TL ve 7.600,00 TL tutarlı iki adet çeki verdiğini ancak çekleri tahsil için bankaya ibraz ettiğinde sahte olduğunu öğrendiğini, şikayetçi olduğunu beyan ettiği, ekspertiz raporunda; çeklerin tamamen sahte olduklarının, aldatma kabiliyetinin bulunduğunun belirtildiği, sanıkların arasında gayriresmi ortaklık ve menfaat ilişkisi bulunduğu ve birlikte hareket ettikleri, sahte çekleri alınan mal karşılığı mağdura vererek üzerlerine atılı suçları işledikleri iddia edilen olayda; sanık ...'ın; çeklerle hiç bir ilgisi olmadığını, diğer sanıklar ... ve ... ile resmi ya da fiili bir ortaklığının bulunmadığını, çeklerin ödenmediğinden bahisle mağdurun kendisine sanık ...'i aradığını söylemesi üzerine yardımcı olmak için sanık ...'i bulduğunu, mağdurla adı geçen sanığın konuştuğunu, sanık ...'in borcuna karşılık bir kısım çorapları mağdura verilmek üzere kendisine verdiğini, kendisinin de mağdura verdiğini, C. Savcılığı ifadesinde sanık ... ile ortak olduğuna ilişkin cümlenin yanlış olduğunu, sanık ...'in piyasadan ucuz mal bulup kendisine haber verdiği ya da müşteri bulduğunu, bunun karşılığında komisyon verdiğini savunduğu, sanık ...'in; sanık ...'ın kendisine ortaklık teklif ederek dükkanın sanık ... adına kayıtlı olmasını ancak kar ve zararda ortak olacaklarını söylediğini, kendisinin de kabul ettiğini, sanık ...'ın, kendisine, ...'a sattığı mallar karşılığında aldığını söyleyerek çekleri verdiğini ve çeki olarak verip mal almasını istediğini, kendisinin de cirolayarak çekleri mağdura, mağdurdan çorap satın aldığı sırada verdiğini, sahte olduklarını bilmediğini savunduğu, sanık ...'ın ölmesi nedeni ile Mahkeme sorgusu bulunmamakla birlikte C. Savcılığı ifadesinde çekleri ... adlı bir şahıstan, yaptığı inşaat işine karşılık aldığını, sanık ... ile ortaklık kurmak için sanık ...'a verdiğini, onun da çeki sanık ...'e verdiğini zannettiğini, ancak sanık ... ile ortaklığı sona erdiği için çekin akıbetini bilmediğini, çeklerin sahte olduğunu ve diğer sanıklar arasındaki ticari ilişkinin boyutunu da bilmediğini savunduğu, mağdurun; sanık ...'i sanık ... vasıtası ile tanıdığı, sanık ... çekleri kendisine verir iken sanık ...'ın da yanlarında olduğunu, o güne dek kendisine çek bedelleri ödenmemiş ise de sanık ...'ın çek bedellerine karşılık kendisine pantalon ve parça parça çorap getirdiğini, ancak, çoraplar kalitesiz olduklarından çöpe attığını, pantolonları satamadığını, sanık ... yerine neden kendisine sanık ...'ın bu malları getirdiğini bilmediğini beyan ettiği, sanık ...'ın mağdur ile sanık ...'i tanıştırdığını, olayı öğrenince insanlık adına mağdur ile sanık ... arasına girip konuyu halletmeye çalıştığını savunduğu, çekteki yazılarının ve birinci ciranta imzasının sanık ...'e ait olup olmadığı konusunda bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar yeniden dinlenerek neden sanık ...'in mağdura çek bedeline karşılık çorapları kendisi vermek yerine sanık ... ile gönderdiğinin sorulması bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilerek çekler üzerindeki yazıların, keşideci ile ciranta imzalarının kime ait olduğu aydınlatılıp, sanıklardan sorularak aralarında resmi ya da gayrı resmi ortaklık olup olmadığı var ise, belgeler celbedilerek incelenip, sanık ...'ın tanık olarak bildirdiği ... Mahkemece dinlenip, sanıklar ve mağdur arasında evvelce benzer şekilde çekler ile alışveriş olup olmadığı, var ise o çeklerin ödenip ödenmediği, kim tarafından ödendiği sorularak var ise bu çekler celbedilerek incelenmesi suçun sübutu halinde, kısmı/tam ödeme durumuna göre etkin pişmanlık hükümleri tartışılıp, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanıklar hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2012/504 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ayrı ayrı BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, B. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2012/504 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.