Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/14779 E. 2024/10459 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14779
Karar No
2024/10459
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/11 E., 2018/570 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 23.12.2015 tarihli ve 2013/20485 Esas, 2015/32630 Karar sayılı bozma ilâmı içeriği, sanığın her aşamada şirket ile aralarındaki anlaşma gereği çeki kendisinin keşide ettiğine dair ikrarı, bozma öncesi savunmasında şirket tarafından kendisine vekâletname verildiğini beyan eden ancak bu belgeyi dosyaya sunamayan sanığın bozma sonra Mahkemece tespit olunan 07.06.2018 tarihli savunmasında vekâletnamesinin bulunmadığını, ...'in yaz, imzala demesi üzerine çeki keşide ettiğini beyan etmesi; katılan tarafından şirket aleyhine başlatılan icra takibine konu Afyonkarahisar 1. İcra Müdürlüğünün 2006/3982 Esas sayılı takip dosyasından şirketin icra takibine itirazının bulunmadığının anlaşılması, dosya kapsamına göre şirketi tamsile yetkili kişinin ... olması, katılanın kardeşi olan ve olay günü sanık ve yanındakilerle birebir muhatap olan tanık ...'in bozma öncesi fotoğraftan, bozma sonrası ise SEGBİS ortamında huzurda bulunan tanık ...'i sanığın yanında iş yerine gelen kişi olarak kesin bir şekilde teşhis etmesi, Mahkemece hükümle birlikte ... hakkında aynı suçlardan suç duyurusunda bulunulması karşısında Mahkemenin ulaştığı kanaat ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/4 maddesi uyarınca suç tarihinden temyiz incelemesine konu hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14779, K. 2024/10459, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-14779-e-2024-10459-k-112f1d4733e5