Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/14505 E. 2024/11443 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14505
- Karar No
- 2024/11443
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1-Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Katılanın 22.09.2006 tarihinde kollukta verdiği beyanına göre, suça konu çeki 24.06.2005 tarihinde verdiği beyanı gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında keşide tarihi esas alınarak suç tarihinin "27.07.2005'' şeklinde yanlış yazılması hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2-Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığın, ...’un kimliğini kullanarak Finansbank Kartal Şubesinden aldığı çek karnesindeki KR 325816 seri nolu çeki katılandan aldığı akaryakıt karşılığında verdiği iddia olunan olayda; suçta kullanılan çek karnesini sanığın kendisinin aldığını ikrar etmiş olması, katılanın 22.09.2006 tarihinde kollukta alınan beyanına göre, suça konu çeki sanığın yanında bulunan ve kendisini ... olarak tanıtan meçhul şahıstan 24.06.2005 tarihinde aldığını beyan etmesi ve bozma öncesi 22.05.2012 tarihli celsede sanığı teşhis etmiş olması, dosyada mevcut müddetname ve Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 06.07.2017 tarihli cevabi yazısı ile UYAP kayıtlarına göre sanığın suç tarihi olan 24.06.2005 tarihi itibari ile cezaevinde olmadığının anlaşılması karşısında; sanığın katılan ...'e suç konusu sahte çeki verdiği ve karşılığında mal aldığı, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu anlaşılmakla; sanığın atılı suçtan cezalandırılması yerine hatalı değerlendirme ile beraatine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2024 tarihinde karar verildi.