Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/13919 E. 2023/6326 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13919
- Karar No
- 2023/6326
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/157 E., 2015/51 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin,17.03.2015 tarihli ve 2013/157 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine, eksik kovuşturma ile karar verildiğine, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine, cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın olay günü katılanın işletmiş olduğu kuyumcu dükkanına giderek yanında bulunan 700 gr. hurda altını bozdurmak istediğini söylediği, bunun üzerine iş yeri çalışanı olan ...'in sanığın Kapalıçarşı'da devamlı bu işi yapması sebebi ile kendisine güvenerek hurda altının karşılığı olan parayı sanığa verdiği, ancak daha sonra sanığın verdiği hurda altının içinde kaç gram has altın olduğunu öğrenmek için hurda altının ayarcıya verildiği ve ayarcının yapmış olduğu kontrol sonucunda 100 gr. has altın olabileceğinin söylenmesi üzerine sanığın katılanın iş yerine çağrıldığı, durumun sanığa anlatılması üzerine sanığın altının kendisine ait olmadığını, Cebrail adında bir şahsın kendisine verdiğini söyleyerek zararı karşılayacağını katılana söylediği ve almış olduğu paralara karşılık katılana para ve senet verdiği, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla işbu kamu davası açılmıştır. 2. Sanık savunmasında; "yaklaşık 15 yıldır Kapalıçarşı'da kuyumculuk yaptığını, iflas etmesi üzerine iş yerini ortağına devrederek iş yerinden ayrıldığını, Kapalıçarşı'da uzun zamandır tanındığı için başka bir kuyumcuda iş bakmakta olduğunu, bunu duyan Cebrail TOGAY'ın, kendisine iş verebileceğini söylemesi ve kendisinin de kabul etmesi üzerine Cebrail TOGAY'ın eritilmiş vaziyette getirdiği 700 gram hurda altını Yazıcı Sarraf İsimli iş yeri çalışanı ...'e sattığını, bu satış karşılığında 13.000 dolar ve 2.000 TL para aldığını, bu paranın hepsini Cebrail TOGAY'a aynı gün teslim ettiğini, ancak altından bir kısım daha alacağının Yazıcı Sarraf'ta kaldığını, daha sonra Ceyhun'u arayarak altının analiz sonucunun çıkıp çıkmadığını bildirmesini ve çıktıktan sonra da kalan parayı Cebrail TOGAY'ıni hesabına göndermesini istediğini, daha sonra Cebrail TOGAY'ın iş yerinin önünde olduğu sırada ...'in de oraya geldiğini, beraber Cebrail TOGAY'ın iş yerine girdiklerini, iş yeri elemanlarının, Cebrail TOGAY'ın bir mektup bırakarak ve iflas ettiğini açıklayarak ortadan kaybolduğunu söylediklerini, kendisini kolundan tutarak iş yerinden dışarı çıkaran Ceyhun'un, altınların ayarının düşük olduğunu söylediğini ve kendilerinden aldığı parayı iade etmesini istediğini, kendisinin de Cebrail TOGAY'a güvendiğini, ancak onun kaçması sebebi ile borcun kendisine kaldığını, bu borcun bir kısmını ikametinde olan parasından ödeyebileceğini, kalanını da aylık 300TL - 500TL şeklinde ödeyebileceğini söylediğini, Ceyhun ile birlikte Armoni Parkın önüne gittiklerini, eşinin getirdiği 9.500TL parayı Ceyhun'a verdiğini, kalan 7.000TL parayı daha sonra ödeyeceğinii söylediğini" şeklinde beyanda bulunarak üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Katılan aşamalarda; "Yazıcı Sarraf ve Kuyumculuk Ltd. Şti.nin en büyük hisse sahibi ve aynı zamanda şirketin yönetici olduğunu, sanığı Kapalıçarşı'da esnaf olmasından dolayı tanıdığını, ...'in 4-5 yıldır Yazıcı Sarraf ve Kuyumculuk'ta tezgah sorumlusu olduğunu, olay günü Yazıcı Sarraf ve Kuyumculuğun üst katında bulunan ofisinde bulunduğu sırada dışarıdan gelen gürültüler üzerine ne olduğunu anlamak için aşağıya kapı önüne indiğinde Ceyhun, sanık ve Rıza AĞADAĞ'ın orada olduklarını, Ceyhun ve sanığın kapı önünde tartıştıklarını gördüğünü, bunun üzerine, Ceyhun'un, sanığın kendilerine sahte altın verdiğini ve değerinin üstünde para aldığını, kendilerini dolandırdığını söylediğini, kendisinin de sanığa niye böyle bir şey yaptığını sorduğunu polise şikayetçi olacağını söylediğini, bunun üzerine sanığın "abi polise gitmeyelim, biz anlaşalım, zararın neyse vereceğim" diyerek yalvarmaya başladığını, bunun üzerine elemanlarına, iş yerinin yan tarafında bulunan boş dükkana geçerek konuşmalarını ve konuyu çözmelerini söylediğini, daha sonra sanığın, cebindeki kredi kartlarını verdiğini ve İş Bankası kredi kartından 250TL çektirdiğini, salı gününe kadar kalan borcunu vereceğini söylediğini, bunun üzerine Ceyhun'un hesap yaptığını, sanığın bu borcun resmileşmesini istediği için 15.000 TL'lik fatura kestiklerini ve muhasebecisi olan Yunus UYSAL'ın hazırladığı 15.000 TL'lik senedi sanığın imzaladığını, sanığın bu senedi kendi rızası ile imzaladığını, ayrıca nüfus cüzdanı ve ehliyet fotokopisini verdiğini ve nüfus cüzdan fotokopisine de "Yazıcı Sarraftan altın aldım, borcum vardır" diye el yazısı ile yazdığını" şeklinde beyanda bulunmuştur. 4. ... aşamalarda; "yaklaşık 6 yıldır Yazıcı Sarrafiye ve Kuyumculuk Ltd. Şirketi'nde muhasebeci olarak çalışmakta olduğunu, sanığı yaklaşık 1,5-2 senedir çalışmış olduğu yerin müşterisi olması sebebi ile tanıdığını, bu şahsın yaklaşık 10 gün kadar önce eritilmiş bir şekilde ve 14 ayar olduğunu beyan ettiği hurda altın getirdiğini ve bozdurmak istediğini söylediğini, malı tarttıklarını ve 700 gram geldiğini, sanığın sürekli olarak kendileri ile iş yapmasından dolayı herhangi bir zarar gelmeyeceğini düşünerek mal karşılığı olan 13.000 dolar ile 2.000 TL parayı sanığa verdiklerini, hafta sonu olması sebebi ile altının ayar derecesini öğrenemediğini, pazartesi günü malı alarak ayarcıya gittiğini, ayarcının yaptığı kontrol sonucunda normalde 400 gram has altın gelmesi gerekirken 100 gram has altın geldiğini, bunun üzerine sanığı arayarak vermiş olduğu hurdayı ayarcıya götürdüğünü, hurdanın içerisindeki altın miktarının belirttiği gibi 400 gram olmadığını, gelen miktarın ham altın olarak 100 gram civarı geldiğini söylediğini, bunun üzerine sanığın iş yerine geldiğini ve kalan parayı ödeyeceğini söylediğini, sanık ile birlikte Armoni Alışveriş Merkezi'ne gittiklerini, 5 dakika sonra sanığın eşi olduğunu söyleyen bir bayanın getirdiği 9.500 TL parayı sanığa verdiğini, sanığın da kendisine verdiğini, geri kalan borcunu da en kısa zamanda ödeyeceğini söylediğini" şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin,17.03.2015 tarihli ve 2013/157 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararında katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi.