Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/1247 E. 2023/8989 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1247
Karar No
2023/8989
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/161 E., 2015/1059 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 Tarihli ve 2014/161 Esas, 2015/1059 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına , hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 2. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına , hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan'ın, ... isimli kişiden kiraladığı araç ile kaza yapması neticesinde ...ye senet verdiği, senedin ödeme günü geldiğinde katılanın, eniştesi ...'ye ödeme yapması için para verdiği, ...'nin kendileri ile ...yi uzlaştırdığını söyleyen sanığa para ve kalan kısım için senet verdiği, sanığın da, katılanın ...ye verdiği senedi ondan aldığını söyleyerek senedi ...'ye iade ettiği, ancak daha sonra ...nin katılan tarafından kendisine verilen senetle ilgili olarak icra takibi başlatması üzerine, sanık tarafından katılanın eniştesi ...'ye verilen senedin sahte olarak düzenlendiği iddiası ile kamu davası açılmış, sanık savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş, ancak tanık beyanları, senetteki imzanın katılan ...'e ait olmadığının tespit edilmesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu göz önüne alınarak, adli emanetin 2013/13 sırasına " ...'ten alınan ödeme ve düzenleme tarihi boş olan 10 bin TL lik senet" şeklinde kaydedilen ve sahte olduğu iddia edilen suça konu senedin, duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin tutanağa geçirilmesi, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tartışılması, ayrıca Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşımasının gerektiği, aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı da gözetilerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2 .24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 Tarihli ve 2014/161 Esas, 2015/1059 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, dolandırıcılık suçu yönünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yazılı sebeplerle, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/1247, K. 2023/8989, T. 29.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-1247-e-2023-8989-k-332d16c29058