Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/4383 E. 2023/6029 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/4383
- Karar No
- 2023/6029
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/364 E., 2015/391 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli ve 2014/364 Esas, 2015/391 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...'nin eşi olan ve 04.11.2009 tarihinde vefat etmiş olan Muharrem'in, sanığın dayısı olduğu, sanığın borçları nedeniyle dayısından borç istediğini, bunun üzerine dayısının suça konu her biri 1.000,00 TL bedelli 10 adet senedi imzalanmış hâlde kendisine verdiğini savunduğu, sanığın bu senetleri ciro ederek kullandığı anlaşılmıştır. 2. Sanık, suça konu senetleri kendisinin düzenlemediğini, dayısı tarafından tanzim edilip imzalanarak kendisine verildiğini ancak bu senetleri ciro ederek kullandığını kabul etmiştir. 3. Jandarma Genel Komutanlığı Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından tanzim olunan, 04.04.2014 tarihli; " ... İnceleme konusu senetler üzerinde Muharrem Hacıeminoğlu adına atfen atılı bulunan söz konusu imzaların Muharrem Hacıeminoğlu eli ürünü olmadığı," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur. 4. Mahkemece savunma makamının da hazır olduğu 18.09.2015 tarihli celsede suça konu senetler üzerinde inceleme ve gözlem yapılarak özellik ve unsurlarının tutanağa yansıtıldığı, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kanaatinin açıklandığı belirlenmiştir. 5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın, her aşamada suça konu senetleri kullandığına yönelik ikrarı, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta içeriğine yer verilen Uzmanlık Raporu ile suça konu senetler üzerindeki imzaların Muharrem Hacıeminoğlu'na ait olmadığının tespit edilmesi, her ne kadar sanık suça konu senetleri kendisinin düzenlemediğini savunmuş ise de bu senetleri kendi borçlarına karşılık ciro ederek kendi alacaklılarına verdiğini ikrar etmesi ve senetlerin, hukuken geçerli bir senedin taşıması gereken tüm zorunlu unsurları taşıması karşısında sanığın, sahte olduğunu bildiği senetleri kullanmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında resmi belgede sahtecilik suçu sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli ve 2014/364 Esas, 2015/391 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.