Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/2225 E. 2024/2823 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/2225
- Karar No
- 2024/2823
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/222 E., 2015/408 K. ŞİKAYETÇİ : ... SUÇLAR : Mühür bozma, imar kirliliğine neden olma HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanığa yüklenen mühür bozma ve imar kirliliğine neden olma suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikayetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, Cumhuriyet savcısının temyizinin ise sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen beraat hükmüyle sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği Cumhuriyet savcısının temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sinop 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli ve 2015/222 Esas, 2015/408 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma ve imar kirliliğine neden olma suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyizi; sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen beraat hükmünün eksik inceleme ve araştırma ile verilmesi nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Sanığa yüklenen mühür bozma ve imar kirliliğine neden olma suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. B. Cumhuriyet savcısının Temyiz Talebi Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, 30.06.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Şikayetçi vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Cumhuriyet savcısının Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2024 tarihinde karar verildi.