Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/201 E. 2023/6101 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/201
- Karar No
- 2023/6101
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/379 E., 2015/1077 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, iftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2015 Tarihli ve 2015/379 Esas, 2015/1077 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında; 1. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesi delaletiyle 267, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi; karar başlığında suç adının başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması yerine iftira olarak yanlış gösterilmesi, mağdurun katılma talebi hakkında karar verilmemesi ve 5237 sayılı Kanun'un 269 uncu maddesi gereğince etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması nedenleriyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanığın temyiz istemi; hakkında verilen hapis cezalarının temyiz incelemesine gönderilmesine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, bulunduğu araçta uyuşturucu madde taşındığına dair yapılan ihbar üzerine kolluk görevlileri tarafından aracın durdurulduğunda, araçta esrar maddesi ele geçirilmesinden dolayı hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kolluk görevlilerine mağdurun kimlik bilgileri ve kendi fotoğrafı bulunan, tamamen sahte olarak oluşturulmuş, aldatıcılık kabiliyeti olan sürücü belgesini ibraz etmek suretiyle hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davaları açılmıştır. 2. Sanık, suçlamayı kabul etmiştir. 3. Mağdur, sanığı tanımadığını, kimlik bilgilerini nasıl ele geçirdiğini bilmediğini beyanla sanıktan şikayetçi olmuştur. 4. Yakalama tutanağına göre, sanığın görevlilere önce mağdurun kimliğini ibraz ettiği, arama ve yakalama sonrası ekip arabasına bindiklerinde ise araması olduğundan sahte kimlik verdiğini ve gerçek kimliğini itiraf ettiği anlaşılmıştır. 5. Ekspertiz ve bilirkişi raporuna göre, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte ve aldatma kabiliyetinin olduğu belirlenmiştir. 6. Mahkemece, suça konu kimlik incelenip aldatma kabiliyeti olduğu belirlenerek, sanığın ikrarı ve tüm deliller ile sübut bulan suçlardan temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuş, mağdurun davaya katılma istemi hakkında ve suça konu belgenin akıbeti hakkında karar verilmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Suça konu sürücü belgesinin akıbeti hakkında bir karar verilmemiş ise de mahallinde bu konuda her zaman karar verilebileceği kabul edilmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısı ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B.Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Gerekçeli kararda suç isminin "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" olması gerekir iken "iftira" olarak yazılması, 2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan doğrudan zarar gören mağdurun kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun, 4. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, Yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2015 tarihli ve 2015/379 Esas, 2015/1077 Karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2015 tarihli ve 2015/379 Esas, 2015/1077 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’den kısmen farklı gerekçeyle, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.