Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/6062 E. 2022/20474 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/6062
- Karar No
- 2022/20474
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ... Dosya arasına getirtilen suça konu nüfus cüzdanı aslı üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde; tüm unsurlarının tam olduğu, sahte olarak düzenlendiğinin ilk bakışta anlaşılamadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu görüldüğünden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 15.12.2022 tarihinde üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. ... KARŞI OY Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında sahte nüfus cüzdanı kullandığı iddiasıyla Resmi Belgede Sahtecilik suçundan TCK' nun 204/1, 53 ve 54. maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinde yürütülen yargılama sonunda, atılı suçtan sanığın mahkumiyetine hükmedilmiştir. Sanığın temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 15.12.2022 tarih, 2019/6062 Esas ve 2022/20474 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Sayın çoğunluk ile görüş ayrılığımız temyiz merci olan Yargıtayın ilk derece hakiminin yerine geçerek suça konu belge üzerinde maddi inceleme yapıp yapamayacağına ilişkindir. Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerektiğinin belirtilmesine rağmen, heyetçe suça konu nüfus cüzdanı üzerinde inceleme yapılmış "tüm unsurların tam olduğu, sahte olarak düzenlendiğinin ilk bakışta anlaşılamadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu" değerlendirilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir. Temyiz mahkemesi olarak Yargıtayın görevi hukuk normlarının doğru uygulanıp uygulanmadığını denetlemektir. Kovuşturma aşamasında delillerin takdir ve değerlendirilme yetkisi yargılama yapan hakime aittir. Temyiz aşamasında ise, kovuşturma evresinde olduğu gibi bir delil inceleme ve araştırma olanağı yoktur. Temyiz merci ancak ilk derece hakimi ya da istinaf mahkemesi tarafından toplanan ve değerlendirilen delillerin hukuka uygunluğunu denetleyebilir. Somut olayda; suça konu nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini yargılamayı yürüten ilk derece hakimine aittir. Ceza Genel Kurulu kararında da açıkça bu hususu belirtmektedir. Anılan karara aykırı olarak kovuşturma evresinde tartışılıp değerlendirilmeyen suça konu nüfus cüzdanı üzerince heyetçe inceleme yapılması ilk derece mahkemesinin delilleri takdir ve değerlendirme yetkisine müdahale teşkil edecektir. Ayrıca, bu şekildeki bir yaklaşımla ilk derece hakimin belge üzerinde yapacağı tespitlere karşı tarafların yeni delil sunma ve savunma hakkı kısıtlanmış olacaktır. Bu bakımdan; Ceza Genel Kurulunun anılan kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, bu nedenle tebliğnamede ki düşünce doğrultusunda hükmün bozulması gerekirken, sayın çoğunluğun hükmün onanmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.15.12.20222 ... 11.Ceza Dairesi Üyesi