Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/2021 E. 2023/5158 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/2021
- Karar No
- 2023/5158
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanunu'na aykırılık HÜKÜMLER : Beraat
Sanıklara yüklenen suçtan doğrudan zarar gören İstanbul Muhakemat Müdürlüğünün, 21.07.2014 tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunduğu ancak mahkeme tarafından bu hususta bir karar verilmeksizin hüküm kurulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 237 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca şikâyetçi kurumun katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/364 Esas, 2015/371 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında Vergi Usul Kanunu'na aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir .
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; vergi suçu raporu ile sanıkların muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri tespit edildiği halde beraat kararı verilmesinin yerinde olmadığına, ilişkindir.
III. GEREKÇE İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2014 tarihli iddianamesiyle vergi suçu raporu ve ekleri ile dava şartı olan mütalaaya uygun şekilde sanıklar hakkında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme suçundan kamu davası açıldığı halde defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan dava açıldığı kabul edilerek hüküm ve yüklenen suç karıştırılarak beraat hükümleri kurulması hukuka aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak yargılamaya engel olduğu anlaşılmakla; 1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının (2) numraralı bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı ... Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 2011 takvim yılında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme suçuna ilişkin, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanıklar ..., ..., ... ve ...'nün sorgularının yapıldığı 27.03.2015, sorgusu yapılmadan hakkında hüküm kurulan sanık ... yönünden ise 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan iddianamenin düzenlendiği 04.07.2014 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin; 2010 takvim yılında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme suçu yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/364 Esas, 2015/371 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.