Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/11685 E. 2023/7272 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/11685
- Karar No
- 2023/7272
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/419 E., 2015/440 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2014/419 Esas, 2015/440 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.12.2019 tarihli ve 2015/399609 sayılı ve "....1- Belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu ve 5271 sayılı CMK'nin 217/1. maddesi dikkate alınıp, suça konu araç plakası ile trafik belgesi ve tescil belgesinin aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılması ve denetime imkan sağlanması için sahte belgelerin dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Suç tarihinin sahte belgelerin kullanıldığı son tarih olan yakalama tarihi olan 12/02/2014 olmasına rağmen karar başlığına 09/11/2015 olarak yazılması, 3- Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması.." şeklindeki bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; lehine hükümlerin uygulanmadığına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 34 (...) (..) plakalı ticari taksi sahibi olan şikâyetçinin, kendisine gelen trafik ceza tutanağı ile aracının ikiz plaka ile çalıştırıldığını öğrendiği, yapılan soruşturmada, sanığın Atatürk Havalimanında 34 (...) (..) plakalı araçla birlikte yakalandığı, yapılan araştırmada, sanığın ele geçirilen... seri numaralı trafik belgesi ve...seri numaralı tescil belgesinin... Polis Kriminal Laboratuvarının 13.02.2014 tarih ve 2014/259 ve 2690 sayılı raporları ile gerçek olmalarına rağmen, seri numaralarının silinerek renkli yazıcı ile tekrar yazıldıkları, diğer bilgilerin de aynı mahiyette sahte olarak belgelere dercedildikleri, elde edilen araç plakalarının da sahte oldukları, plaka ve belgelerin aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu görüşünün bildirildiği, sanığın sahte plaka ve ve belgeleri yaptırıp kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiştir. 2. Sanık, suçu ikrar etmiştir. 3. Mahkemece, suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu belgelerin ve plakaların duruşmaya getirtilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekiyor ise de, soruşturma aşamasında alınan uzmanlık raporlarına göre; suça konu belgelerin ve plakaların sahte olarak düzenlendikleri ve aldatıcılık niteliklerinin bulunduğunun belirlendiği, bu hususun iddianamede de belirtildiği ve duruşmada sanığa tüm bilgi ve belgelerin okunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2014/419 Esas, 2015/440 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.