Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/11171 E. 2023/7061 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/11171
Karar No
2023/7061
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/390 E., 2015/638 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2015 tarihli ve 2015/390 Esas, 2015/638 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığına, belge üzerinde inceleme yapılmadığına, aldatma kabiliyetinin bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suça konu tamamen sahte üretilmiş ve keşideci şirket yetkilisinin beyanına göre ikiz çek olan çekin, katılan tarafından bankaya sunulduğunda sahte olduğunun anlaşılması, katılanın çeki hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen sanığın babasından, bu kişinin de sanıktan aldığını beyan etmesi, sanığın bu hususu kabul etmesi ve çeki açık kimlik ve adres bilgilerini açıklayamadığı...den aldığını beyan etmesi biçimindeki eylemi nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanığın, suça konu çeki soruşturma beyanına göre borç verdiği para karşılığında, kovuşturma beyanına göre ise araç alışverişi nedeniyle...den aldığını, telefon numarasının 0532 (...) (..) (..) olduğunu, sahte olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, katılanın oluşu doğruladığı, keşideci şirket yetkilisi...ın tarafları tanımadığını, çekin sahte olarak oluşturulduğunu, sanığın vermiş olduğu telefon hattı adına kayıtlı olan İ.C.'nin hattın kendisine ait olduğunu, kimseye vermediğini beyan ettiği, alınan bilirkişi raporunda çekin tamamen sahte olduğunun ve iyi niyetli kişiler açısında aldatma kabiliyetinin bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 3. Mahkeme tarafından sanığın savunması, katılanın beyanı, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul ederek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama ilişkin kararın sanığa tebliğ edilmesine rağmen temyiz edilmediği, diğer sanıklar yönünden temyiz istemi üzerine dosyanın Yargıtay tarafından bozulduğu ve sanık hakkındaki hükmün kesinleşme tarihinin Yargıtay ilamının tarihi olarak belirlendiği, bu kez sanık müdafinin eski hale getirme isteği ile birlikte sunduğu temyiz istemi üzerine Yargıtay tarafından 20.06.2017 tarihinde istemin süresinde olmadığından reddine karar verildiği, ancak söz konusu ilamın kesinleşme tarihinin usulüne uygun olarak yapılan tebligat işlemi sonucunda temyiz edilmemesi üzerine belirlenen 15.09.2009 tarihi olması gerektiğinin ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2018 tarihli ek kararı ile belirlendiği anlaşıldığından, yine suça konu belge üzerinde Heyetçe yapılan gözlemde çekin unsurlarının tam olduğunu, yapılan sahteciliğin ilk bakışta anlaşılamadığı ve aldatma niteliğinin bulunduğu anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2015 tarihli ve 2015/390 Esas, 2015/638 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/11171, K. 2023/7061, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2019-11171-e-2023-7061-k-aed47ddd4086