Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2014/20243 E. 2016/3177 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Yalan Beyan

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2014/20243
Karar No
2016/3177
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Yalan Beyan

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet

1- Yalan beyan suçundan verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar diğer haklar yönünden infazın tamamlanmasına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılama, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluş ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 2-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karara karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde yer alan hakim somut olayda; suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler ve 3. maddesinde yer alan suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur hükümleri uyarınca temel cezanın yukarıda sayılan ilkelere göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, orantılılık ilkesini zedeleyecek şekilde temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi, yasaya aykırı, 2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar diğer haklar yönünden infazın tamamlanmasına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/20243, K. 2016/3177, T. 06.04.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2014-20243-e-2016-3177-k-267abae09f88