Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2014/17359 E. 2016/5763 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Yalan Beyanda Bulunmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2014/17359
Karar No
2016/5763
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Yalan Beyanda Bulunmak

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, yalan beyanda bulunmak HÜKÜM : Mahkumiyet 1) Sanığın ''Resmi belgede sahtecilik'' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar diğer haklar yönünden infazın tamamlanmasına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2) Sanığın ''Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan'' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Sanığın şüphe nedeni ile durdurulması üzerine kimliği sorulduğunda üzerinde kendi fotoğrafı bulunan... adına düzenlenmiş sürücü belgesi ibraz ettiği; ancak henüz herhangi bir tutanak düzenlenmeden olay yerinden kaçtığı anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. madde ve fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma" kabahatini oluşturduğunun gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanığın lehine bulunan ve eylemine uyan 5326 sayılı Yasanın 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/2-c maddesinde yazılı zamanaşımının, eylemin işlendiği 11.11.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK.nun 322 ve Kabahatler Kanununun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan Kabahatler Kanununun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 21.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/17359, K. 2016/5763, T. 21.06.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2014-17359-e-2016-5763-k-08f6c6676bc1