Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/6658 E. 2013/10543 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2013/6658
Karar No
2013/10543
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Ortadan kaldırma Sanık ...'ün yokluğunda verilen hükmün 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca doğrudan yapılan tebliğ işleminin, dosya arasında sanığın adresine daha önce gönderilen ve bila tebliğ iade edilen bir tebligat bulunmaması karşısında, geçersiz olduğu cihetle, sonradan vekaletname sunan müdafiinin öğrenme üzerine 24.07.2009 tarihli dilekçesi ile vaki temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan inceleme sonucunda gereği görüşüldü: Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nun 223/9. maddesi uyarınca “Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.” hükmü karşısında sanıklar hakkındaki zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerine yönelik olduğu görülerek yapılan incelemede; 1-Katılan vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiinin tüm sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasadaki cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği 26.03.2008 tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan sanık ... ve ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Katılan vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiinin tüm sanıklar hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2008 gün ve 2008/3604 esas sayılı iddianame anlatımında, iddianamede isimleri belirtilen sanıkların işe gelmedikleri halde Akdeniz Belediyesi ve işveren firmalar tarafından işe gelmiş gibi sahte evrak tanzim edilip kendilerine maaş ödendiği ve sahte sigortalı bildirimlerinin yapıldığı hususları anlatılmış olup, Akdeniz Belediyesi yetkilisi olan sanık ... ile bu belediyeden temizlik işlerini ihale yoluyla alan şirketlerin yetkilileri olan sanıkların, işyerlerinde çalışmayan diğer sanıkların işyerinde çalışmış gibi gerçeğe aykırı olarak sahte işe giriş bildirgeleri düzenleyip katılan Sosyal Sigortalar Kurumuna vermek suretiyle iddianamede belirtilen sigorta sicil numaraları üzerinden sahte olarak resmi belge niteliğinde olan işe giriş kayıtlarının (sigortalılık kaydı) yapıldığı ve devam eden süreçte de işe devam etmedikleri halde devam etmiş gibi belgeler düzenlenerek maaş aldıklarının anlaşılması, eldeki davanın sanıkları arasında belediye temizlik işleri müdürü ...'ın da yer alması ve Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/98 esas, 2006/467 karar sayılı dosyasındaki eylemin eldeki dava ile aynı konuya ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, bu dosyanın dosya arasına alınarak eldeki dava sanıklarının belediye görevlisi olan sanıkların eylemlerine iştirak edip etmedikleri, belediye tarafından düzenlenen suça konu belgelerde sanık ...'ın imzasının bulunup bulunmadığı ve sanık ... bakımından mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığı, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususların doğru olup olmadığı da araştırılarak, eylemlerin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 339/1, 80, (5237 sayılı TCK'nun 204/2, 43.) maddelerinde öngörülen memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan suç vasfında yanılgıya düşülerek, kamu davası sahte işe giriş bildirgesi düzenlemek eylemine hasredilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/6658, K. 2013/10543, T. 20.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2013-6658-e-2013-10543-k-89adbc56c40a