Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/2849 E. 2013/5553 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2013/2849
Karar No
2013/5553
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının: Suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı gerçekleştiğinden zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı ortadan kaldırılmasına. 2- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerine dair yeterli delil elde edilemediğinden ayrı ayrı beraatlerine 3- Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 342/1, 59. maddeleri gereğince 1'er yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına. Katılan vekilinin, yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip, 30.03.2001 keşide tarihli 8015680 seri numaralı çekle ilgili gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilen suç tarihinin çekin bankaya ibraz edildiği, 23.03.2001, 30.04.2001 keşide tarihli 8015679 seri numaralı çekle ilgili suç tarihinin ise çekin bankaya ibraz edildiği 04.05.2001 olarak mahkemesince düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. 1- Katılan vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında dolandırıcılık suçu ile ilgili hükme yönelen temyizinin incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar Nevzat Akdeniz, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a yüklenen "dolandırıcılık" suçunun kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'ın yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan beraatlerine, sanıklar ..., ... ve ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine yönelen temyizlerinin incelenmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yüklenen "resmi belgede sahtecilik suçlarının 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihlerden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 3- Sanık ... müdafii ile katılan vekilinin, sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelen temyizlerinin incelenmesine gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık ... müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak: a) Katılan banka tarafından Oskar Orta Anadolu Sigorta Aracılık Hizmetleri Anonim Şirketine verilmek üzere hazırlanan çek koçanının teslim alınmaması nedeniyle imhasına karar verildiği halde imha edilmediği anlaşılan çek koçanından 8015679 sayılı çeki belirlenemeyen bir şekilde ele geçiren sanık ...'ın suça konu çeki 30.04.2001 keşide tarihli ve 2.500.000.000 TL meblağlı olarak düzenlediğinin iddia ve kabul olunmasına karşın, sanık ...'ın suç tarihinde ...'la birlikte ortak iş yaptığını, 2001 yılının Şubat ayında Antalya TRT pazarında konfeksiyon ürünleri satmak için götürdüğü malın bir kısmını Pazar yerinde tanıdığı olduğu için adres ve telefonunu almadığı Ali Solucakoğlu'na sattığını, bunun karşılığında Ali'nin 500 milyon nakit ve iki buçuk milyarlık suça konu çeki verdiğini, bu çeki mal aldıkları sanık ...'a verdiklerini, ...'a vermiş olduğu bu çek bedelini daha sonra ödediğini, çekin çalıntı ya da sahte olup olmadığı konusunda bilgisinin olmadığını savunmasına, beraat eden sanıklardan ...'ın da bu savunmayı doğrulayarak 2001 yılında ... ile giyim işi üzerine ortak olduklarını, ...'ın Antalya'da TRT pazarında tezgah açtığını, sattığı malların karşılığında yarısı peşin yarısı çek olmak üzere bedelini aldıklarını, sanık ...'ın o tarihte çeki kendisine getirdiğini, çeki aldıktan sonra 15 yıldır tanıdığı ve devamlı iş yaptığı ...'a çeki ciro ederek verdiğini daha sonra ...'ın çeki bankaya götürdüğünde çekin sahte çıktığını öğrendiğini, bu olayda asıl mağdurun kendisi olduğunu, çekin sahte olduğu anlaşılınca ...'a parasını ödediğini beyan etmesine, ...'ın ise suça konu çeki sattığı konfeksiyon ürünleri karşılığında ...'dan aldığını, tahsil etmesi için ...'a verdiğini, suça konu çekin arkasında cirosunun olmadığını bildirmesine, ...'ın da patronu ...'ın ...'a konfeksiyon ürünü sattığını, ...'ın iki buçuk milyar bedelli çek verdiğini, ...'ın yanında çalıştığından çeki tahsil etmesi için kendisine verdiğini, çeki bankaya götürdüğünde ciro etmesini istedikleri için ciro ettiğini savunmasına göre; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, hakkındaki evrakın tefrik edildiği anlaşılan .....u hakkındaki soruşturmanın akıbeti araştırılıp, dava açıldığının tespiti halinde dosya getirtilip incelenerek, birleştirme olanağının bulunmaması durumunda ilgili delillerin onaylı suretlerinin dosyaya aktarılması, suça konu çek üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda grafolojik inceleme yaptırılması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla mahkumiyete hükmolunması, b) Kabule göre de suça konu çekin bankaya ibrazı anında sahte olduğunun belirlenmesi nedeniyle; katılan banka yönünden tazmini gerekir bir zarar doğmadığı, sanıklar arasındaki ticari ilişkiden doğan zararın da sanık ... ve ortağı ... tarafından tazmin edildiği gözetilmeden, isabetsiz gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/2849, K. 2013/5553, T. 03.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2013-2849-e-2013-5553-k-1e5a2e674338