Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/24682 E. 2013/20109 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/24682
- Karar No
- 2013/20109
- Karar Tarihi
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10/10/2013 gün ve 2013/15409/62695 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06/11/2013 gün ve KYB.2013/343500 sayılı ihbarnamesi ile; Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan sanık ...'un, 2004 sayılı İcra ve iflas Kanunu’nun 337/a maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 22/12/2009 tarihli ve 2009/1615 esas, 2009/2579 sayılı ve aynı suçtan yapılan yargılama sonunda 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 03/02/2010 tarihli ve 2009/1614 esas, 2010/178 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 337/a maddesinde tarifi yapılan ticareti terk suçunun maddede gösterilen icra hareketlerinden birinin işlenmesi ile oluşan tek bir suç olduğu, farklı icra takip dosyalarına ilişkin olarak yapılan şikayetler üzerine açılan davaların birleştirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, sanık hakkında yapılan her şikayet üzerine davaların ayrı esaslarda görülerek sanığın iki kez mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: İİK'nun 337/a maddesindeki ticareti usulüne aykırı terk etmek suçunun her takip için ayrı şikayet olsa dahi koşulları bulunduğu takdirde ancak bir kez işlenebileceği cihetle, davaların ilk açılan dava ile birleştirilmesi sağlanarak sonucuna göre karar vermek gerekmekte ise de; Anayasa'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkı gözönünde bulundurularak, ticareti terk suçlarında duruşmaya çağrı kağıdının ya da mahkeme kararının sanığın terk ettiği ileri sürülen adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi geçersiz olup, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağından, belirtilen konuda da kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.