Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/20159 E. 2013/17103 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2013/20159
Karar No
2013/17103
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : 1- Resmi belgede sahtecilik suçundan sanıkların beraatlerine, 2- Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-e, 43/1, 168/2, 62, 52/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası, 3- ... hakkında ayrıca cezanın infazından sonra işlemek üzere 4 yıl 2 ay süre ile 53/1. maddesindeki haklardan yoksunluk 1- Katılan kurum vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan verilen beraat hükmü ile katılan kurum vekili ve sanık ... müdafiinin, sanık ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün yasal sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluklarının infaz sırasında nazara alınması olanaklı görülmüştür. Her iki sanığa yüklenen "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçu yönünden; elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, ayrıca yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış, sanık ...'a yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden ise; toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan kurum vekilinin; "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, suçun unsurlarının oluştuğuna, "nitelikli dolandırıcılık" suçundan ise az ceza verildiğine ve yersiz olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığına ilişen, sanık ... müdafiinin ise bir sebep içermeyen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle belirtilen hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 2- Katılan kurum vekili ile sanık ... müdafiinin, sanık ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince; Sanık ...'ın 1999 yılı Temmuz ayında Bağ-Kur'daki hizmet süresini daha az, SSK'daki hizmet süresini daha çok göstermek ve Sosyal Sigortalar Kurumundan emekliliğini sağlamak amacı ile Tokat Bağ-Kur İl Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanık ... ile Bağ-Kur'daki giriş tarihinin ileri tarihe alınması ve buna ilişkin yeni bir Bağ-Kur Giriş Bildirgesi düzenlenmesi konusunda anlaştığı, bu anlaşma kapsamında sanık ...'ın, daha önce 01.03.1996 tarihinde Bağ-Kur sistemine giriş yapan sanık ... için 07.07.1999 tarih ve 31471 sayılı Bağ-Kur Giriş Bildirgesini kabul edip, söz konusu giriş bildirgesi doğrultusunda kurum tarafından kendisine verilen özel şifre ile bilgisayar sistemine yeniden, belirtilen tarih itibari ile Bağ-Kur'a girişini sağladığı, söz konusu değişiklikten sonra 25.10.1999 tarihinde de sanık ...'in Bağ-Kur'a ilk olarak giriş yaptığına ilişkin olan ve kurumda saklanan, 06.02.1996 tarihli 3835 sayılı Bağ-Kur Giriş Bildirgesinin "adı" bölümündeki "İsmail" isminin üzerini çizerek "Hüseyin" şeklinde değiştirdiği, "baba adı" bölümündeki "Veli" ismini de "Ali" olarak değiştirdiği, bu şekilde ... için düzenlenen Bağ-Kur'a Giriş Bildirgesini ...'ın amcasının oğlu olan ve Bağ-Kur sigortalısı olmayan ... adına düzenlenmiş gibi göstererek ve yine kurum tarafından verilen şifresini kullanarak söz konusu bilgileri Bağ-Kur bilgisayar sistemine işlediği, bu şekilde Bağ-Kur sigortalısı olmayan ... isimli şahsın da Bağ-Kur sigortalısı olmasını sağladığı, sanık ...'in bu şekilde Bağ-Kur'a giriş tarihini değiştirdikten sonra prim ödemeye devam ettiği ve emekli olması için gereken sürenin dolması üzerine 01.12.2002 tarihinde kurumdan S.S.K. (tarım sigortalısı) emeklisi olarak emekli olup emekli aylığı almaya başladığı, 23.09.2005 tarihine kadar emekli aylığını almaya devam ettiği, ancak bu tarihte sanık ...'in, sanık ... ile birlikte belgeler üzerinde değişiklik yaparak haksız yere emekli aylığı aldığının kurum tarafından tespit edilmesi üzerine emeklilik işleminin iptal edilerek emekli aylığının kesildiği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık ...'ın aşamalarda; yüklenen eylemle ilgisinin olmadığını, diğer sanığı tanımadığını, kurumca kendisine tahsis edilen şifrenin diğer kurum görevlileri veya çalışanlar tarafından kullanılarak söz konusu bilgisayara giriş işleminin yapılmış olabileceğini savunması, diğer sanık ...'in de, beyanında; sanık ...'ı tanımadığını ifade etmesi, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda, suça konu belge üzerindeki yazılarla sanık ... arasında herhangi bir irtibatın tespit edilememesi, davaya konu teftiş raporundan ayrı olarak, kurum müfettişlerince düzenlenen 23.11.2006 ve 11.06.2007 tarihli teftiş raporlarında, kurumda çalışan bir takım görevlilere tahsis edilen şifrelerin, başkaca görevliler veya çalışanlar tarafından kullanıldığı iddialarının soruşturma konusu yapılması hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın savunmasının tahkiki bakımından, bahsi geçen teftiş raporlarının akıbetinin araştırılarak, müfettişlerin sorumluluk yüklediği görevliler hakkında kamu davaları açılıp açılmadığının tespiti ile, açılmış ve derdest olması halinde mümkünse birleştirme hususunun düşünülmesi, değilse bu dosyayı ilgilendiren belgelerin onaylı birer suretlerinin dosya içerisine konulması, sanık müdafii tarafından sunulan, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla ilgili savcılık soruşturma dosyasının getirtilip incelenmesi, özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosya içine konulması, gerekirse kurum nezdinde araştırma yapılıp, herhangi bir görevli, işinin başında olmadığı zamanlarda, işlerin aksamaması ve süratle bitirilmesi amacına yönelik olsa bile, o görevliye gelen işin, şifresi kullanılmak suretiyle başka bir görevli veya çalışan tarafından yapılıp yapılmadığı, bu yönde bir uygulama olup olmadığı hususunun tespitine çalışılması ve tüm deliller toplandıktan sonra, sonucuna göre sanık ...'ın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, katılan kurum vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/20159, K. 2013/17103, T. 18.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2013-20159-e-2013-17103-k-af899aff3a6f