Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/16147 E. 2013/16473 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2013/16147
Karar No
2013/16473
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Sahtecilik suçundan; TCK.nun 204/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve suça konu belgelerin delil olarak dosyada saklanmasına ilişkin. Dolandırıcılık suçundan; TCK.nun 157/1, 62/1, 52/2, 52/4. maddeleri gereği 10 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve taksitlendirmeye ilişkin

Gerekçeli kararın sanığa tebliğine ilişkin tebligat parçasında, tebliğin hükümden önceki bir tarih olan 18.03.2009 tarihinde yapıldığının belirtilmesinin yanında, sanığa yapılan tebligatın 'evrak memuru ...’a teslim edilmesinin' de usulüne uygun olmadığı cihetle, öğrenme üzerine 25.05.2009 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu kabulüyle yapılan incelemede, Her ne kadar her iki suçtan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden, CMK'nun 231. maddesinin uygulanmama sebepleri arasında, müşteki ve kamu zararlarının giderilmediğinden bahsedilmiş ise de, 'sanığın dosyadan gözlemlenen davranışları göz önüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat hasıl olmadığından’ biçimindeki gerekçenin de bu madde hükmünün uygulanmama sebepleri arasında gösterildiği görülmekle, mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından tebliğnamede yazılı 1 nolu bozma düşüncesine; keza 12.11.2008 günlü oturumda tekrar dinlenen mağdur ...'ın "sanık ile sanığa vereceğim borç para karşılığı olarak bana güvence olarak senet vermek üzere anlaşmıştık. Bu nedenle ben bankadan parayı çekip sanığa verdiğimde sanık da bana bir tanesi ... adına, diğeri ... adına olmak üzere iki tane senet vermişti, bu senetleri güvence senedi olarak paramın karşılığı olarak sanık bana teslim etmişti. Yani para ve senet alışverişi aynı zaman dilimi içinde meydana geldi" şeklindeki beyanı karşısında 2 nolu bozma düşüncesine iştirak olunamamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın; yüklenen suçların yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, olaydan dolayı bilakis kendisinin mağdur olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Suça konu senedin Türk Ticaret Kanununda belirtilen ve taşıması gerekli zorunlu unsurlardan olan 'lehdarı yani kim ya da kimin emrine ödenecek ise onun adı ve soyadını' içermemesi nedeniyle bono vasfında olmayıp özel belge hükmünde olduğu, bu itibarla yüklenen sahtecilik eyleminin 'özel belgede sahtecilik' suçuna uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde 'resmi belgede sahtecilik' suçundan hüküm kurulması, 2- Dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan hükümde temel cezanın belirlenmesi sırasında gerekçeleri gösterilmek suretiyle alt sınırdan hapis cezası verildiği halde, para cezasının tayininde ayrı bir gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılması, 3-5237 sayılı TCK'nun 52/4. maddesinde; 'Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir' denmesi karşısında, hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilip verilmediği de net olarak anlaşılamayacak şekilde bir ifade kullanılması, ayrıca taksitlendirilmişse para cezasının kaç taksitte tahsil edileceğinin kararda gösterilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan her iki hükmün de bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/16147, K. 2013/16473, T. 11.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2013-16147-e-2013-16473-k-c906955a20cb