Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/9349 E. 2013/14370 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/9349
- Karar No
- 2013/14370
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM: 1- Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 37/1. maddesi delaletiyle 204/1-3, 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası, ayrıca TCK.nun 53/1. maddesi (her iki sanık hakkında ayrı ayrı uygulanmak üzere) 2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 37/1. maddesi delaletiyle TCK.nun 158/1-d, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 16.680 TL apc., ayrıca TCK.nun 53/1. maddesi (her iki sanık hakkında ayrı ayrı uygulanmak üzere) 1- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 08.04.2009 günlü mahkumiyet hükmünü sanık ... müdafii sıfatıyla temyiz eden Avukat ... ’nun dosya içerisinde kendisine sanık tarafından verilmiş vekaletnamesinin bulunmadığı gibi soruşturma aşamasında da sanığın müdafiiliğini yapmadığı, sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında vekaletnameli müdafiinin bulunduğu yönünde bir beyanına da rastlanılmadığı, zorunlu müdafii olarak atandığı yönünde alınmış bir karar bulunmadığı, temyiz tarihi ile daha öncesine ait bir vekaletnamenin de dosyaya sunulamaması karşısında; sanık ... müdafiinin sanık ... yönünden temyiz hakkı bulunmadığından isteminin aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2- Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi uyarınca uygulama yapılırken temel cezanın yıl olması nedeniyle sonradan yapılacak artırım ve indirimler üzerinden hesaplanacak cezasının da yıl kapsamında kalanlar yıl olarak belirlenerek hüküm kurulması gerekirken 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün olarak eksik ceza tayini isabetsizliği karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 3- Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihi olan 16.04.2004’ten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.