Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/8288 E. 2013/12731 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/8288
Karar No
2013/12731
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.02.2006 gün ve 156/23 sayılı kararında açıklandığı üzere 23.01.2006 havale tarihli dilekçesiyle sanıktan şikayetçi olmadığını beyan eden mağdur ...'ın davaya katılma hakkı ortadan kalktığı halde katılma kararı verilmesi, 2- Uzaktan akrabası olan ve suç tarihinden önce öldüğü belirtilen ... adına Uşak'ta kayıtlı bulunan gayrimenkulleri almak isteyen sanığın adı geçeni borçlu gösterip 24.03.2004 tarihinde aleyhine adi takip yoluyla icra işlemi başlatıp usulsüz tebligatlar ve ilanlar yaptırarak takibi kesinleştirip 4940 ada 3 nolu ve 4928 ada 1 nolu parsellerdeki ... hisselerini üzerine geçirdiği, 4940 ada 6 nolu parsel sayılı taşınmazı da almak için haciz ve kıymet takdiri yaptırdığı, ancak diğer hisse sahibi mağdur ...'ın şikayetçi olması üzerine olayın ortaya çıktığı anlaşılan eylemde, suç tarihinin usulsüz son tebligatın yapıldığı 13.12.2005 tarihi olup anılan tarih itibariyle 5237 sayılı Yasanın TCK'nun yürürlükte olduğu gözetilmeden, uygulama yeri olmayan 765 sayılı TCK'nun tatbiki suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Kabule göre de; resmi belgede sahtecilik suçunun yaptırımı 765 sayılı TCK'nun 342. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olarak öngörülmüş iken 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde lehe düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan ceza içinden 3 yılın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de nazara alınarak, temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 765 sayılı Yasaya göre belirlenen cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunup çıkan cezaya zincirleme suç ve takdiri indirim hükümleri uygulandıktan sonra ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden 765 sayılı TCK'nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/8288, K. 2013/12731, T. 12.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-8288-e-2013-12731-k-9d9ff386d460