Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/6932 E. 2012/17302 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/6932
Karar No
2012/17302
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Yargıtay İBK'nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere kambiyo senetlerinde yapılan sahtekârlığın resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtekârlık yapılması halinde fiil, özel belgede sahtekârlık suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanunun 688/6 ve 689/4. maddeleri uyarınca bonoda tanzim yerinin yazılı bulunması zorunludur, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun anılan kararında belirtildiği üzere düzenleme (keşide) yerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve başka yerleşim yerlerini çağrıştırmayacak biçimde açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir şekilde gösterilmesi gerekir. Dosya içerisinde onaylı örneği bulunan suça konu bonoda açıkça düzenleme yeri belirtilmemiş, senedi düzenleyen ismi yanında da "General ... CD. 1118. sok.No:18 ... G.O.Paşa” biçiminde adres gösterilmiştir. Bu adres hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılabilir bir idari birim adını ifade etmemektedir. Bu itibarla, suça konu senedin bono vasfı taşıdığını kabul mümkün olmadığı ve sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nun 345.(5237 sayılı TCK 207/1) maddesindeki özel belgede esahtecilik suçunu oluşturacağı cihetle, sanığın eyleminin suça konu bononun unsurlarının tam olması nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 342/1( 5237 sayılı TCK 204/1) maddesinde düzenlenen “ resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağına ilişkin tebliğnamedeki eleştiriye iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığa yüklenen “ özel belgede sahtecilik “ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.11.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesiuyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/6932, K. 2012/17302, T. 15.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-6932-e-2012-17302-k-5b836422d13c